14 Nisan 2014 Pazartesi

Kekemelik tedavisi yaptığını iddia eden Dünya Konuşma Merkezi kandırıyor

İstanbul Şirinevler'de bulunan Dünya Konuşma Merkezi'nde konuşma bozukluğu için seanslar yaptım. 2 hafta içinde konuşma sorunu yine eskiye döndü. Daha sonra defalarca seanslar yaptım fakat kalıcı çözüm olmadı ve gelenlerin çok büyük oranın konuşma tekrar eskisi gibi oldu. Defalarca tekrar gelip boşuna seans yapan kişileri gördüm. Gelenlere konuşma merkezi'nde tedavi görenlerin videoları izletiliyor. O kişilerin hemen hepsinin konuşması kısa bir süre sonra eskisi gibi olmuştur.  

Kurum sahibinin rehabilitasyon merkezlerindeki gibi Konuşma Bozukluğu Üzerine hiçbir eğitim görmemiştir. Uzman kişilerce yapılmayan bu tarz yöntemlerin kişilere ne gibi zararları olacağını düşünmüyorlar.

Kurumun sahibi Diş Teknisyeni mezunudur. Orada asistanlık yaptığımda ayda 300 lira maaş aldım ve merkezin sahibi 150 liraya indirdi. Hem tedavi bakımından hemde ücret konusunda haksızlık yapıldı. Bu tür konuşma merkezleri hakkında denetim yapılmasını ve bu işi yapanların unvanları ve yöntemleri hakkında soruşturma yapılmasını talep ediyorum.

Kurumun Web Sayfası: www.dunyakonusmamerkezi.net 

Kadir Ç.


Konu ile ilgili basından bir haber:

Konuşma Engelliler Federasyonu Başkanı Özgür Tekol, '15 günde kekemeliğe son' ilanlarına ve iddialarına inanılmamasını istedi. Bu tür ilanlara inanıp gidenlerin ise intiharın eşiğine geldiğine dikkat çekti.

Cihan Haber Ajansı'na (Cihan) konuşan Tekol, bu iddiaları ehliyetsiz kişilerin bulunduğunu kaydetti. Dil ve konuşma bozuklukları uzmanı olduklarına dair ne diploma ve de meslek belgeleri olduğunu dile getiren Tekol, bu iddialarla açılan yerlerin hiçbirinin bakanlıklar tarafından denetlenmeyen ve hiçbir bakanlığa bağlı olmayan merdiven altı yasadışı yerler olduğunun altını çizdi.

Tekol, şöyle devam etti: "Sus dönemi denilen uygulamalar (basına da yansımış) kişilerin intihara, psikolojik bunalıma sürükleyen, tamamen bilim dışı ve uydurma bir yalandır. Dünyanın hiçbir yerinde konuşma problemi çeken birine iletişimi yasaklayarak konuşma problemini düzeltebileceğini hiçbir uzman iddia edemez. Öğretim sonunda kazandırılan melodik konuşma, konuşma bozukluğudur. Ritmi yavaşlatılmış konuşmadır. Gündelik hayatta bu tür konuşma tarzı hoş karşılanmaz. Toplumda kişiyi melodik yavaşlatılmış konuşmadan dolayı kekeme olarak değil ruh sağlığı bozuk tehlikeli bir olarak görürler. Doktorlar bile ilacı yazdığında '1 saat 10 dakika, 30 saniye sonra baş ağrın geçecek' diye bir taahhüt veremezken (Çünkü her insanın bünyesi bir değildir) uzman olmayan kişilerin verdiği taahhüdün hiçbir geçerliliği yoktur."

Yanlış kişilerin yanlış uygulamalarından doğan psikolojik tahribatın bedelini, yine bu kekemelik problemi yaşayan çocuklar ve gençlerin ödediğine dikkat çeken Tekol, gittiği yerde çaresini bulamayacağını düşünen bireyin doğru yer yada uzmanı bulsa bile 'benim çarem yok' ön yargısının kırılarak terapi yapılmasının çok zor olduğunu vurguladı.

Kayseri ve Yozgat'ta kekemelik kursunda 15 günlük konuşma yasağı sebebiyle kişilerin intihara kalkıştığını hatırlatan Tekol, "Kekemelik merkezine gelenlerin sağ kulakları, 7 gün süren arınma döneminin ardından eski konuşma alışkanlıklarını unutmaları ve yeni bir alışkanlık kazanmaları için pamukla kapatılıyor ve bir hafta boyunca susma uygulaması yapılıyor. Kursiyerler, toplumda ve aile içinde hiç konuşmuyor, sadece her gün merkeze gelerek bilgisayarda en az 4 saat yavaş ve melodik bir sesle metin okuyor. Bir haftalık arınma döneminin ardından, öğrenciler rahat ve akıcı konuşmaya başlıyor. Konuşma Engelliler Federasyonu olarak ehliyetsiz kişilerin verdiği zararlardan dolayı konuşma problemli insanların bu intiharlara sürüklenmesini istemiyoruz." dedi.

Kaynak: Cihan

1 yorum:

  1. Merhaba,
    Bende daha önce bu ve buna benzer çok kuruma gittim. Loggita adı altında çalışan kurum da aynı tekniği uygulamaktadır.Yaşadığımız sorunun psikolojik boyutunu düşünmeden hem maddi hem manevi yaralar açmaktadırlar. Kimseye bu ve buna benzer kurumları tavsiye etmiyorum. Ben bu sorunu yaşayan biri olarak ayna karşısında diyafram nefesı alarak bol bol kitap okumanızı öneririm. Sorununuzu kabul edin ve ortamlara girmekten çekinmeyin.

    YanıtlaSil


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...