31 Ekim 2012 Çarşamba

İstanbul otomobil fuarında bunları mutlaka görmelisiniz


Güney Avrupa ve Ortadoğu’nun en önemli otomobil fuarı olan Auto Show İstanbul, yarın kapılarını basın ve VIP konuklar için açıyor. Vatandaşlar fuarı 1 Kasım Cuma gününden itibaren, 11 Kasım’a kadar ziyaret edebilecekler. Fuar hafta içi 12.00- 21.00 hafta sonu ise 11.00-21.00 saatleri arasında açık. Fuara giriş bileti 10 TL. Hafta sonu ise 15 TL. Otopark ücreti de 10 TL olarak belirlendi.

Hafta içi kadın ve çocuklar fuara ücretsiz girebilecek. Beylikdüzü’ndeki Auto Show 2012 fuarı, Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) ve TÜYAP fuarcılık tarafından düzenleniyor. Markalar çeşitli sürprizler ve iddialı modellerle otomobil severlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.



Volvo standının yıldızı ünlü futbolcu Elmander olacak. İsveç kökenli marka İstanbul’da sergileyeceği yeni V40 modelini Ocak ayından itibaren satışa sunacak. Hatchback bir otomobil olan V40’ın 150, 180 ve 213 beygirlik benzinli ve 115 ile 177 beygirlik iki de dizel motoru var. Güney Koreli Hyundai’nin su, hava ve topraktan esinlenerek yarattığı 3 farklı otomobil konsepti fuarda boy gösterecek.

Bunlar ix35 Fuel Cell, i-oniq Concept ve tamamen yenilenen Santa Fe. Bir başka Güney Koreli Kia tam 17 otomobilini gösterecek. Kia’nın bombası ise ünlü manken Irina Shayk olacak. Doğuş Otomotiv’de tamamen yenilenen Volkswagen Golf en önemli araç olarak öne çıkıyor. Audi’nin lüks segmentteki güçlü modeli A3 de fuarda.

Porsche, Bentley ve Bugattiler ise rüyaları süsleyen otomobiller olarak fuardaki yerini alıyor. Renault’nun yıldızı yeni Clio olacak. Renault aynı zamanda Avrupa’da elektrik motorlu otomobillere en çok yatırım yapan marka. Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, başta Fluence olmak üzere elektrikli araçlar konusunda önemli bilgiler paylaşacak. İstanbul fuarında BMW de elektrikliler konusundaki perspektifini ortaya koyacak. Auto Show 2012, Peugeot ve Citroen açısından çok önemli.

Çünkü aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelerde ciddi satış adetlerine ulaşması beklenen Peugeot 301 ve Citroen C-Elysee’nin dünya prömiyerleri burada yapılacak. Her iki otomobil de 30 bin TL dolayında fiyatlarla satışa sunulacak. Opel ise fuarda merakla beklenen Astra Sedan modelinin yanı sıra Mokka ve Adam modellerini otomobilseverlerle buluşturacak. Toyota’da ise Verso, Auris ve Touring Sports modelleri var.

Kaynak: Posta

28 Ekim 2012 Pazar

Sadece 29 liraya Windows 8 Professional Edition sahibi olabilirsiniz

Evet yanlış okumadınız, sadece 29 TL. Bilgisayarınızda Windows 7, Windows Vista ya da Windows XP yüklü ise hemen 29 lira karşılığında Windows 8'e yükseltebiliyorsunuz. Lisanslı bir Windows 8 Professional Edition sayesinde tüm güncellemelerden de faydalanabileceksiniz. Üstelik bilgisayarınızdaki eski işletim sisteminizin lisanslı olması gerekmiyor. Gerçekten burası çok ilginç ve tüketiciler için müthiş bir destek. Aşağıda vereceğim adresten Windows Yükseltme Teklifi'ne kayıt olduktan sonra mail adresinize bir promosyon kodu gönderiliyor. Bu kodu Windows 8 Yükseltme Programı aracılığı ile ödeme onay sayfasında kullanıyorsunuz. Böylelikle kendi adınıza lisanslı bir Windows 8 sahibi oluyorsunuz. Bu fırsatı kaçırmayın!


Windows 8 Yükseltme Teklifi kayıt sayfası;
https://www.windowsupgradeoffer.com/tr-TR/Registration

Windows 8 satın alma ve yükseltme yardımcısı ile yükleme sayfası;
http://windows.microsoft.com/tr-TR/windows/buy?ocid=GA8_O_WOL_DIS_ShopHP_FPP_Light

27 Ekim 2012 Cumartesi

İnternet aboneleri kota dolmadan SMS ile bilgilendirilecek



İnternet Servis Sağlayıcılarına, kullanım kotası dolmadan önce vatandaşlara, cep telefonlarına kısa mesaj yoluyla bilgilendirme zorunluluğu getirildi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, internet kotasının yüzde 80'ine ve yüzde 100'üne ulaşıldığında cep telefonu numara bilgisi bulunan abonelere, kısa mesaj ile bilgilendirme yapılacağını belirtti.

Cep telefonu numara bilgisi bulunmayan, ancak elektronik e-posta bilgisi bulunan abonelere de kota bilgilendirmesi elektronik posta ile yapılacak. Bakan Yıldırım, kararın internet kullanıcılarının fazla ödeme yapmak zorunda bırakılmasını önlemek ve tüketicileri korumak amacıyla alındığını belirtti.

Bilgilendirme hizmeti, 1 Temmuz 2013 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanacak.

24 Ekim 2012 Çarşamba

Bankalara karşı hak arama yöntemi

Radyo 7'de Eda Çelebi'nin hazırlayıp sunduğu Eda ile Gün Ortası programının  stüdyo konuğu Tüketiciler Birliği Genel Sekreteri Mehmet İmrek oldu. İmrek, bankaların verdikleri hizmetlerden aldıkları komisyon masraf ve kesintiler hakkında soruları yanıtladı.

Defalarca yargı konusu olmasına rağmen bankalar neden komisyon ve masraf kesintisi almaya devam ediyor?

Bankalar kendi hukukunu uyguladığından, bu hukuk geçersizdir. Var olan bir hukuk sistemi vardır. Kanunda ücretlerin alınamayacağına  dair hüküm gayet açıktır. Ancak buna rağmen bankalar bunu çiğnemek için azami özen gösteriyor. Gerek hesap işletim ücretleri konusunda olsun,gerekse kredi kartları aidatları konusunda ve diğer bankacılık hizmetlerinde de komisyonlar alınıyor. Bankalar tüketicinin bilincinin de gelişmediğinin farkında ve bunu hesap ekstrelerine yansıtıyor. Böylelikle bu durum onlara kar olarak geri dönüyor.


Tüketiciler sözleşmeleri okumadığından "dosya masrafı alınır" hükmünü görmüyor. Bu konuyla ilgili neler ifade edeceksiniz?


Doğru bir tespit.tüketiciler sözleşmeleri maalesef okumuyor.Okunsa da anlaşılmıyor. Tüketici de işin içinden çıkamıyor. Hatta banka hukukçusu dahi ne yazdığını bilmiyor. Kanunda dosya masrafı diye bir tanım yok.Bankalar,dosya masrafı adı altında alınan rakamları çok abartıyorlar ki; mahkemeden döndü ve yargıtay onadı. Örneğin; Mahkeme, bankadan şunu istiyor. Tüketiciden 1000 TL masraf alınmış. Bankadan bunun belgelenmesini isteniyor. Ancak banka 300 TL belge gösteriyor, 700 TL ortada yok. 700 TL belgelenmediği için bunun tüketiciye iadesi isteniyor ve yargıtay da bunu onuyor. Bankaların, tüketicilerden dosya masrafı adı altında aldıkları paraların maalesef belgesi ve ispatı yok.


Tüketiciler kendi yasal haklarını biliyorlar mı?


Tüketici bilincinin gelişmesi için Tüketiciler Birliğinin "Tüketici Okulu" adı altında her ayın son cumartesi günü bir eğitim faaliyeti vardı. Katılım önceleri çoktu fakat, sonrasında azalmalar yaşandı. Tüketiciler Birliği web sitesinde her şey yazılı olarak mevcuttur. Ancak vatandaş bu siteyi kullanmadığı gibi sadece telefonla bilgi almakla yetiniyor. Tüketici bilincinin çok geliştiğini söyleyemeyiz. Tüketiciyi suçlamak istemiyoruz aslında çünkü okuma yazma bilmeyenler de var. Üniversite mezunu olup yada okur yazar insanların teknolojiden yararlanmadan kolaycılığa kaçması üzücü oluyor.


Tüketici hakları mahkemesi başvurularda banka müşterilerine külfet getiriyor mu?


Daha önceden kanunun lafzı şuydu; Tüketiciler zayıf taraftır. Ana yasamızın 172.maddesi hükmü gereğince tüketicilerin korunması gerekir. Bu çerçeve de kanun hazırlanmıştı. 2010 yılında HMK kararı ile alınan bir karar ile bundan sonra tüketici mahkemelerine yapılan başvurular da peşin avans gideri adı altında bir para alınmaya başlandı. Tabi bu davaların açılmasında bir şekilde önleyici bir şey oldu. Ama hakem heyetleri konusunda aynı durum söz konusu değildir.


Başvurular ne kadar sürede sonlanıyor?


Hakem heyetlerinde yasal olarak 3 ay içerisinde sonuçlanması gerekiyor. Meblağ 1161 TL altında olan bedellerde. 1161 TL üzerinde ki bedellerde hakem heyetine gidilebiliyor. Ama o karar bağlayıcı değil. Kuvvetli delil niteliği taşır. Zaman kaybını önlemek için tüketicilerin, tüketici mahkemesinde dava açması gerekiyor. Tüketici mahkemelerinde 3-4 celse olmadan dava sonuçlanmıyor. Bu da 1 yılı buluyor.


Tüketici hakları mahkemesinden çıkan kararı banka hemen uyguluyor mu? Yoksa itiraz hakkı var mı?


Tüketicilerin, mahkemeye gitmeden önce bankaya uyarı yazısı göndermesi gerekir. Alınan bedelin haksız olduğunu ve iade edilmesini talep etmeleri gerekiyor. Bazı bankalar bu uyarı yazısı üzerine derhal parayı hesaba aktarıyor. Yargıya intikal ederse bankanın bir şekilde mahkeme masrafları, tüketici avukat tutarsa avukat masrafları ödemek durumunda kalacak. Ekstra para vermek istemedikleri içini iade edenler var. Ancak aksini yapanlar da bulunuyor. Hakem heyeti kararı lehte bitmesine rağmen parayı yatırmayan bankalar da var. Böyle bir durumda, tüketici eğer hakem heyeti kararına 15 gün içerisinde banka itiraz etmemişse karar kesinleşmiştir. İcra yoluna gitmesi gerekir. Bu yolla parasını tahsil edebiliyor.


Kredilerden vatandaşın haberi olmadan işsizlik sigortası ve hayat sigortası yapılıyor. Bu ne derece doğru?


Kredilerde müracaat ettiğiniz banka 1 iş günü geçtikten sonra banka bilgilendirme formu verir. Yapılacak işlemler, faiz oranı, hayat sigortası, işsizlik sigortası konusunda bilgi formunuz olmalı. Siz onları kabul edersiniz ve sözleşmeyi imzalarsınız. Banka, sizin izniniz olmadan akla hayale gelmeyecek şekilde paralar kesiyor. Bu paraların hepsi haksızdır. Tüketicilerin bunu geri isteme hakkı vardır. Habersiz bir şekilde banka tarafından işsizlik sigortası yapılan kişinin tazminat alma hakkı var.


Tüketici Birlikleri ne tür yönlendirmeler yapıyor?


Öncelikle hukuki destek veriyoruz. İlgili mercilere başvurularında ücretsiz dilekçe örnekleri veriyoruz. Örnek yargı kararları konusunda da yardımcı oluyoruz. www.tuketiciler.org adresinden güncel bilgilere ulaşabilirler.


Alınan krediler de erken ödeme bedeli var mı?


Çoğu banka erken ödeme adı altında vatandaştan yeniden ücret alıyor.Bunlar çok yüksek rakamlar. Borcunuzu yeniden yapılandırdığınız taktirde, banka sizden yeniden yapılandırma bedeli alıyor. Bu paradan sizin haberiniz olsa bile alınan para haksız kazançtır. İlgili meciye müracaat etmeden önce, bankaya müracaat edip paranın iadesini talep edebilirsiz. Aksi halde tüketici mahkemesine başvurun.


Kaynak: Haber 7

23 Ekim 2012 Salı

Yeni alınan Opel Corsa bir haftada 4 defa arıza yaparsa

11.10.2012 tarihinde Alibeyköy'de bulunan Mar Grup'tan Opel Corsa 1.3 Dizel Enjoy araç alınmıştır. Aracın arıza ışığı yandığı için 13.10.2012 tarihinde servise götürdüm. Aracın motor ile alakalı partekül filtresinde sorun olduğunu temizlenerek giderildiğini akşama doğru aracın işleminin bittiğini ve teslim alabileceğim söylendi. 17.10.2012 tarihinde arıza ışığı yanması nedeni ile tekrar gittiğimde akşam aracın özel bir sıvı ile partekül filtresi temizlendi diyerek teslim edildi. Arıza ışığının 3. kez yanması nedeniyle 19.10.2012 tarihinde aracı çekici ile servise teslim ettim. Sorun aracın bakım zamanı gelmiş gibi hareket etmesi nedeni ile ışığın yandığını sistemden 15000 km'ye ayarlandığını bu km'ye gelince sistemin uyarı vereceği bilgisi verildi. 4. kez arıza ışığının yanması nedeni ile bir gün sonra 20.10.2012 tarihinde gece çekici ile araç Mar Oto'ya teslim edilmiştir. Aracım ile ilgilenen Haydar bey bana aracın üst kapağının söküleceğini ve contasının değiştirileceği bilgisi verildi. Yaklaşık 550 km'deki bir aracı bu şekilde kabul etmeyeceğimi bildirir bu aracın yenisi ile değiştirilmesini talep etmekteyim.

Osman E.

Tüketicinin onarım hakkını kullanmasına rağmen malın tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, garanti süresi içinde kalmak kaydıyla, bir yıl içerisinde en az dört defa veya imalatçı-üretici ve/veya ithalatçı tarafından belirlenen garanti süresi içerisinde altı defa arızalanmasının yanı sıra, bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması, durumlarında tüketici malın ücretsiz değiştirilmesini, bedel iadesi veya ayıp oranında bedel indirimi talep edebilir.
Satıcı, tüketicinin bu belirtilen taleplerini reddedemez. Talebinizi iletmeden önce bu aracın aynı arızadan 4 kez servise girdiğine dair bir belgenizin olması gerekir. Bu servis belgeleriniz varsa noter aracılığı ile aracın yenisi ile değiştirilmesi talebinizi satıcıya iletiniz. Talebiniz için verilecek olan cevabı beklemeden Tüketici Mahkemesi'ne başvurup şikayetinizi gerçekleştiriniz. Servis kayıtlarında araç arızası olarak her seferinde farklı arıza yazmış olabilirler. Bu sorunu ancak mahkemede çözebilirsiniz. Çünkü bu arızaların bir hafta içerinde tekrarlaması arızaların maldan yararlanmamayı sürekli kılması nedeniyle talebiniz haklı bulunacak ve iade ya da değişim talebiniz gerçekleşecektir.

22 Ekim 2012 Pazartesi

Acıbadem Sigorta şikayeti

Eşim adına daha önce Axa Sigorta'da bulunan sağlık sigortasının Acıbadem Sigorta’ya aktarımı için 2011 yılı Eylül ayında Adana’da bulunan bölge müdürlüğü ile irtibata geçtim. Firma çalışanlarından  bir hanımla poliçenin Acıbadem Sigorta’ya aktarılması için tarafıma teklif verilmesi konusunda görüştük.

Görüşme esnasında eşimin Axa Sigorta şirketinden 06/09/2009 tarihinde hak kazandığı Ömür Boyu Yenileme Garantisi’nin bizim için çok önemli olduğu ve bu garanti verilmeyecek ise kesinlikle poliçe aktarımı yapmayacağımı belirttim. Melike Hanım söz konusu garantinin verileceğini ve sertifikamızın en kısa sürede gönderileceğini belirterek, poliçe aktarımını gerçekleştirdi.

Kendisini defalarca arayıp sertifikayı istememe rağmen her defasında göndereceğini söyleyip bizi oyaladı. Ayrıca poliçe teminatları ile ilgili görüşmeler esnasında "Doğum teminatı vermeyelim, önümüzdeki sene ilave ederiz, böylece bekleme süresinden muaf olursunuz" şeklinde bir bilgi verdi. Fakat geçtiğimiz günlerde tesadüfen yapmış olduğum bir görüşme esnasında ömür boyu yenileme hakkımızın kaybolduğu, ilk poliçeye doğum teminatı eklenmediği için bekleme süresine tabi olduğumuzu öğrenmiş bulunmaktayım.

Yaklaşık 5 yıllık poliçemi Acıbadem Sigorta'ya taşıyıp  2500 TL civarında  prim ödememe rağmen bırakın hizmet almayı sahip olduğum hakları da kaybetmiş durumdayım. Acıbadem Sigortaya konu ile ilgi müşteri hizmetleri aracılığıyla şikayetimi bildirdikten sonra 27/08/2012 tarihinde yazılı olarak ta bildirdim. Şikayetime 04/10/2012 tarihinde sözlü olarak yapılacak bir şey olmadığı şeklinde bir cevap ile dönüş yapıldı. Elimde tüm haklarıyla şirketimize geçmiştir şeklinde bir mail olmasına rağmen Acıbadem Sigorta mağduriyetimizi gidermemiştir.

Saygılarımla
Gökhan Y.

Hangi kıyafet daha zayıf gösterir?

Kıyafet seçiminizdeki küçük detayların sizi olduğunuzdan daha ince ve zarif gösterebileceğini biliyor musunuz?


Mevsim rehavetinin verdiği rahatlıktan mı, düzensiz spordan mı yoksa yaz davetlerinde yemeyi içmeyi abartmaktan mı bilmiyorum ama kilo aldım. Bir-iki kilo olsa da çok mutsuzum! Yaz başı çok severek giydiğim kıyafetlerimin içinde kendimi rahatsız hisseder oldum. Maalesef kilolar ve kusurlar yanlış kıyafetlerle daha da çok ortaya çıkıyor. Acil diyet mönülerini hemen devreye soktum. Bu arada kıyafetlerde ufak tefek hilelerle fazla kiloların saklanabildiğine de tanık oluyorum. Aslında en önemli şey kendi vücudunuzu tanımak. Bu sayede bilinçli bir şekilde stilinizi oluşturabilir, kusurlarınızı küçük detaylarla saklayabilirsiniz. Unutmayın ki her kıyafetin kendi çapında küçük hileleri vardır. Unutmayın küçük ama hayat kurtaran detaylar, her zaman daha zarif görünmenizi sağlar.




Pantolonlar
- Vücudunuza göre seçin
"Klasik parçalar" deyince akla pantolonlar gelir. Pantolonlarda en önemli detay kalçalarınızı en iyi şekilde göstermesidir. Bu yüzden vücut tipinize uygun modelleri tercih edin.

- Klasiklerden şaşmayın
Bel hizasının biraz aşağısında biten ve belinizi kavrayan klasik modeller en kullanışlı olanlarıdır. Geniş paçalı olanlar çizmelerle iyi uyum sağlar. Kapri pantolonlar bacakları olduğundan daha kısa gösterir. Bacakları tam sarmayan, hafif bol inen ve bileğe kadar uzanan kelepçe paça modelleri tercih edebilirsiniz.

- Ceplere dikkat edin
Büyük cep ayrıntıları olan pantolonlardan uzak durun. Büyük kargo cepler, dikkat çekici fermuarlar ve baskılar, kalçayı daha büyük gösterir. Daha sade, klasik modelleri ve koyu renkleri tercih edin.

- Tam olmalı
Seçtiğiniz pantolonlar tam vücudunuza göre olmalı; ne sımsıkı sarmalı ne de çok bol görünmeli. Skinny'ler risklidir, eğer vücudunuz müsait değilse asla giymeyin.

- Yüksek belden şaşmayın
Çok düşük bel tercih etmeyin. Bu sezon yüksek bel modası geri döndüğüne göre bu modeller ince görünmek için ideal. Göbek ve bel kusurlarını kapatan yüksek bel pantolonlar, bacak boyunu daha uzun gösterir.


Etekler
- Zor parçalar, aman dikkat!
Etekler gerçekten zor parçalardır. Etek boyu, rengi ve kesimi görünümünüzü tamamen değiştirir. Bu yüzden etek seçerken dikkatli davranın.

- Düz kesim, hatasız kesim
Çok bol ve fırfır detaylı kabarık modeller kısa ve şişman gösterir. Klasik ve düz kesimli eteklerle hata yapmazsınız.

- Etek boyu dizin altında olmalı
Standart ve riskli olmayan etek boyları biraz dizin üzerinde ya da biraz dizin altında olanlarıdır. Eğer bacaklarınıza güvenmiyorsanız mini etek giymeyin.

- Abartıdan kaçının
Sade çizgileri tercih edin. Büyük desenli, renkli, enine çizgili ve cepli modeller kalçayı daha iri gösterir.

- Kalem etek her vücuda olmaz
Kalem etekler riskli modeller arasında yer alıyor. Eğer kalçanız genişse kalem etekleri tercih etmeyin. Göbekliyseniz yüksek bel modellerle göbeğinizi kapatabilirsiniz. Kalem etekleri bol bluz ve gömleklerle tamamlarsanız görünümünüzü dengelemiş olursunuz.

- Yüksek ökçe
Etekleri topuklu ayakkabılarla tamamlayın. Bacakları cesurca gösteren etekleri topuklu ayakkabılarla kombine edildiğinde daha zarif ve daha uzun görünürsünüz.


Elbiseler
- Kurtarıcı parça
Elbiseler en kullanışlı parçalardandır. Vücudunuza uygun modeli bulduktan sonra o modelden asla şaşmayın.

- Alternatif çok
Bele fazla oturmayan, kalça yuvarlağını ortaya çıkarmayan kesimler ve göğüs kısmında detayı olan straplez ya da tek omuz kesimler dikkati vücudun üst kısmına çeker. Kalçalarınız genişse bu tip modelleri tercih edebilirsiniz. Diğer alternatifleriniz arasında kruvaze elbiseler yer alıyor.

- Göğüs dekoltesinden zarar gelmez
Göğüsleriniz büyük olsa bile, önü tamamen kapalı modellerden uzak durun. Biraz göğüs dekoltesi verebilirsiniz. Bu arada göğüsleri tamamen saran modeller, göğüsleri daha büyük gösterir.

- Klasik renklerden şaşmayın
Elbiselerde klasik renkleri tercih edin. Kusurlu bölgeleri ortaya çıkaran açık renklerden ve abartılı detaylardan uzak durun.

Tişört ve bluzlar
- Her zaman her yere
Hem gündüz hem gece rahat ve cool görünen tişört ve bluzlar en dikkat çekici parçalardandır. Göğüs ölçülerinize uygun modelleri seçerseniz hata yapmazsınız.

- Dardan da boldan da kaçının
Ne çok dar ne de çok bol üstler giyin. Çok bol kesimler iri gösterir, çok dar kesimlerse kalça ve gövde arasında orantısız bir görünüm oluşturur. Hafif dökümlü bluzları ve tişörtleri tercih edebilirsiniz.

- Yakaya dikkat
V yakalar en kullanışlı modellerdendir. Büyük göğüslü hanımlar, bisiklet ve boğazlı yakalardan uzak durun.

- Desenden kaçının
Büyük desenli, renkli ve enine çizgili tişört ve bluzlar risklidir. Bu yüzden sade çizgileri olan, tek renk modelleri tercih edin.

- Detayları vücut ölçünüze göre seçin
Fırfırlar, küçük detaylar ve işlemeler küçük göğüslü kadınlar için idealdir. Kolsuz, askılı kesimler dikkati omuzlara çektiği için küçük göğüslü kadınlara daha uygundur.

- Kol boyu hilesi
Uzun kollu veya yarım kollu modellerse büyük göğüslü kadınlar için idealdir.


Palto ve ceketler
- Her zaman vazgeçilmez
Kıyafeti en zarif şekilde tamamlayan palto ve ceketler gardıropların vazgeçilmezidir. Trendlere fazla takılmadan kendi stilinize uygun modelleri tercih edebilirsiniz.

- Tek düğmeliden şaşmayın
Tek düğmeli, klasik kesim kısa ceketler şıklığın anahtarıdır. Kısa, üzerinize oturan modeller bacakları daha uzun gösterir.

- Kısa boyluysanız uzak durun
Eğer boyunuz kısaysa uzun blazer modellerini tercih etmeyin. Boyfriend tarzı uzun ceketler sizi daha da kısa gösterir.

- Bol olsun ama kolu otursun
Rahat ve bol kesimler büyük göğüslü kadınlar için idealdir. Ancak kesimi ne kadar rahat olursa olsun ceketin kolu omuza oturmalıdır.

- Her vücut tipine trençkot
Trençkotlar her vücut tipine uyar. Kemerli devetüyü paltolarsa her kıyafete uyum sağlar.

- Proporsiyonlara dikkat
Vatkalı, geniş yakalı palto ve ceketler dikkati omuza çeker; bu modelleri tercih ederek kalçanızı kapatabilirsiniz. Etek kısmı hafifçe açılan, uzun paltolarla da kalçayı kamufle etmek mümkün.

- Paltoda klasik renkler
Siyah, gri ve kahverengi gibi klasik renklerden şaşmayın. Unutmayın klasik renkli palto ve ceketlerle her kıyafeti rahatlıkla tamamlayabilirsiniz.

Kaynak: Habertürk




Paşabahçe'den Yepyeni Bir Seri: Çeyiz Line


Şişecam’ın Cam Ev Eşya Grubu şirketlerinden Paşabahçe, yüzlerce yıllık çeyiz geleneğine modern bir yorum katıyor. Paşabahçe, binlerce parçadan oluşan geniş ürün gamına, yeni evlenenler ve evliliğini tazelemek isteyenler için ‘Çeyiz Line’ı ekliyor. Her biri özenle tasarlanan ürünlerden oluşan ‘Çeyiz Line’, hünerli ellerin cam, kristal ve porselendeki ustalığını yansıtıyor.



Türkiye’de ihtisas mağazacılık zincirinin öncülüğünü yapan Paşabahçe Mağazaları, ‘Çeyiz Line’ ile çeyiz geleneğine modern bir hava katıyor.  Binlerce parçadan oluşan geniş ürün gamına sahip Paşabahçe Mağazaları, her biri özenle tasarlanan ürünlerden oluşan ‘Çeyiz Line’ı yeni evlenenler ve evliliğini tazelemek isteyenlerin beğenisine sunuyor.

Zarif bir sofranın tüm parçaları...
Hünerli ellerin cam, kristal ve porselendeki ustalığını yansıtan Çeyiz Line, şık bir sofranın ve zarif sunumların tüm ihtiyaçlarını karşılayacak 41 adet ürün sunuyor. Viski, rakı, meşrubat ve şarap bardakları; servis, yemek tabakları ve kâseleri; çay ve kahve takımları, sürahi ve karaftan oluşan çok çeşitli ürün grubuyla çeyiz geleneğini yeniden yorumluyor.

Cam ve kristal bardaklar, sürahi ve karaf, altın çizgileri ve incecik el işlemeleriyle parlıyor. Porselenin şıklığını taşıyan tabak, kâse ve fincan grupları ise, seçkin tasarımlarını altın dokunuşlarla canlandırıyor.

Yepyeni heyecanların değeri katlanıyor
En beğenilen ve en özel parçalardan oluşan çeyiz; yeniliği, nostaljiyi, mutluluğu ve umutları barındıran bir gelenektir. Gelinliğin beyazlığı kadar saf duygularla hazırlanır ve yepyeni heyecanlarla değeri katlanır.

Paşabahçe Mağazaları’nın yeni serisi Çeyiz Line; büyüklerden kalan el işlemelerinin özgünlüğünü ve en kıymetli parçaların zarafetini taşıyan parçalardan oluşuyor. İnce detayları ve özel işçiliğiyle çeyizlere değer katıyor.

Angry Birds, Twigy terliklerle ayağınızı ısıtacak

Küresel bir fenomen haline gelen meşhur Angry Birds karakterleri, şimdi Twigy mağazalarında meraklılarını bekliyor. Öfkeli kuşlar ve sürekli onların hışmına uğrayan domuzcuklardan oluşan Twigy’nin Angry Birds koleksiyonunda fiyatlar, 25 ile 35 TL. arasında değişiyor.

21 Ekim 2012 Pazar

Kurban etini hemen tüketmeyin!


Kurban Bayramı'nda aşırı et tüketiminin sağlık açısından olumsuz sonuçlarının olabileceği belirtildi. Özellikle 40 yaşın üstündekiler ve kronik hastalığı bulunanların dikkatli olması uyarısı yapıldı.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Sevhan Uygun, aşırı yağlı yiyecekler, tatlılar ve bol et tüketiminin sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Sakatat tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini belirten Uygun, kurbanlığın sakatat kısımlarının tüketilmemesi gerektiğini vurguladı. Uygun, özellikle 40 yaş ve üstündeki kişilerin, kolesterolü yüksek olanların, kalp damar hastalığı olanların ve bu hastalıklara karşı riski yüksek olan kişilerin sakatat tüketiminden kaçınmaları gerektiğini söyledi.

Kurban eti nasıl saklanmalı ve pişirilmeli?
Kurban etinin kesildikten hemen sonra tüketilmesinin sindirimi zorlaştırdığını belirten Uygun, kesilen hayvan etinin ölüm katılığı nedeniyle 1 gün boyunca pişmesinin daha zor olduğunu vurguladı. Uygun, buzluktan çıkarılan etlerin, buzlarının çözülmesi için açık havada, oda sıcaklığında ya da kalorifer üstünde bekletilmelerinin yanlış olduğunu, doğru olanın akan suyun altında veya buzdolabında çözünmesinin olacağını kaydetti. Açık havada, oda sıcaklığında veya kalorifer üzerinde çözünen etlerin bakteri ürettiğinin ve bu durumun besin zehirlenmesine yol açabileceğinin altını çizen Uygun, çözünmüş etlerin ise asla tekrar buzdolabına konulmaması için uyarıda bulundu.



Uygun, bayramı kilo almadan geçirmenin püf noktalarını sıraladı: "Yemeklerde etin yağsız kısımları ve pişirme yöntemi olarak da fırında pişirme, ızgara veya haşlama tercih edilmelidir. Pişirme sırasında katı yağlar kullanılmamalı yemek kendi yağı ve suyuyla pişirilmelidir. Bir öğünde 2-4 köfte büyüklüğü kadar et tüketimi yapılmalı, az ve sık beslenilerek ana öğünlerde aşırı besin tüketilmemelidir. Bir öğünde fazla yemek yediğinizi düşünüyorsanız diğer öğünde olması gerekenden daha az yiyerek denge kurulmalıdır. İkram edilen hamur ve şerbetli tatlılar yerine sütlü ve meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Çikolata ve şeker tüketimi minimuma indirilmeli, yerine meyve tercih edilmelidir. Vitamin ve minerali yüksek ayrıca posa bakımından zengin olan ceviz, fındık gibi kuru yemişler tercih edilebilir. Çay kahve gibi içecekler sınırlandırılarak şekersiz tüketilmeli ve asitli içeceklerden kaçınılmalıdır. İçecek olarak su, ayran ve bitki çayları tercih edilebilir. Günde 2-2.5 litre su içilmelidir. Özellikle sabahları ve öğünlerden önce oda sıcaklığında su içilebilir. Her gün en az yarım saat yürüyüş yapılmalıdır."

20 Ekim 2012 Cumartesi

Omega-3 mucizesi

Omega 3 Nedir?
Omega-3 yağ asitleri 'esansiyel' yani temel yağ asitleri olarak bilinir. Vücudunuzda üretilmediği için mutlaka besinlerden almanız gerekir. Pek çok formu bulunan bu yağ asitlerinin anahtar görev yapanları EPA (Eicosapantaenoik asit) ve DHA’dır (Docosahexaenoik asit).Esansiyel olan bu yağ asitlerinin yeterli miktarda alınamaması başta kardiyovasküler bozukluklar olmak üzere birçok hastalığı beraberinde getirecektir.




Omega 3 Neden Önemlidir?

Hem EPA hem de DHA sağlık için önemli görünmektedir, özellikle DHA'nın önemli olduğu düşünülmektedir, çünkü beynin gri maddesi, retina ve sinirler gibi kilit dokuların yapısının önemli bir kısmını DHA oluşturur. Bu dokulardaki kuru maddenin %25'i ila %40'ına varan kısmını DHA oluşturabilir.

Omega 3'ün Faydaları

Omega 3, bazı seçkin besinlerde bulunan ve hücre yenilenmesi dahil birçok önemli fonksiyonu olan bir yağ asidi ve cilt dostudur. Cildi içten nemlendirir, yeniler, cilt altı bağ dokusunun temel taşları olan kollajen ve elastini korur böylece yaşlanmayı geciktirir. Ancak Omega 3'ten yeteri kadar faydalanabilmeniz için onu hem içten hem dıştan kullanmanız gerekir. Omega 3 içeren gıdaların düzenli ve çeşitli olarak her gün tüketilmesi hem sağlığınız hem cildiniz için çok önemlidir. Antiaging kürlerinde de önerdiğim bu uygulamanın sonuçları ancak düzenli kullanımda yüz güldürüyor.

Kimler Omega 3 alamalı?
  • Kardiyovasküler problemi olanlar,
  • By-pass ameliyatı geçirmiş olanlar
  • Hamile bayanlar
  • Romatolojik problemi olanlar,
  • Menopoz dönemindeki bayanlar,
  • Kolesterol ve trigliseridi yüksek olanlar,
  • Depresyon problemi olanlar
  • 30 yaş üstü herkes,
  • Bir rahatsızlığı bulunmayan ama ilerleyen yaşlar için kendini koruma altına almak isteyen herkes.
  • Diyabet hastaları
  • Okul çağındaki çocuklar
Vücudun omega-3 yağ asidine ihtiyacı daha anne karnında başlar, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılık boyunca bu ihtiyaç devam eder.

Omega 3 sayesinde;
  • Trigliseritler ve kolesterol düşer, böylece ateroskleroz ve buna bağlı kalp hastalıkları, kalp krizi ve akut inme riski azalır.
  • Bağışıklık sistemi güçlenir
  • Kansere karşı koruma sağlanır
  • Beyin, retina, sperm, cilt hücreleri güçlenir
  • Kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı olur (diyabet için faydalı)
  • Kanı inceltir ve akışını kolaylaştırır, kanın pıhtılaşmasını önler
  • Yangı önleyici etkisiyle romatizmal hastalıklara karşı koruma sağlar
Omega-3 alımının hamilelikte sağladığı faydalar
  • Erken doğum riskini azaltır
  • Bebeğin retine ve beyin gelişimine fayda sağlar
  • Bebeğin matematik zekası, okuma, yazma gibi becerilerinin gelişmesine yardımcı olur
  • Lohusalık sendromundan korur
Omega-3 hangi besinlerde bulunur?
Soğuk sularda yaşayan yağlı balıklar (somon balığı), Orkinos tipi ton balığı, uskumru, sardalya, hamsi, Keten tohumu yağı (%60), Ada çayı yağı (%54), Kivi (%52), Perilla(%58), Semizotu(%35) daha az oranlarda ceviz, badem, fındık, soya filizi, kuru fasulye, soya fasulyesi, nohut, mısır, mısır unu, çörek otu yağı, kanola yağı, soya yağı, tatlı patates, marul, lahana, brokoli ve diğer yeşil yapraklı sebzelerde bulunur.



Yıllardır tüketiciler; omega-3 yağ asitlerini kullanarak kardiyovasküler hastalıkların azaltılmasında yararlı olduklarını öğrenmişlerdir. Halen kardiyologlar reçetelerinde takviye olarak omega-3 vermektedirler, genel olarak yapılan pek çok çalışmada bilimadamları verilere göre omega-3 yağ asitlerinin erken ölüm riskini düşürdüğünü de belirtmektedirler. Bu azalma sadece bilinen kronik hastalıklarda örneğin kardiyovasküler hastalıklarda, kanser hastalarında ayrıca sağlıklı görünen kişilerde de mevcuttur.
Omega-3, omega- 6' ya nazaran çok daha değerli 1/4'ten fazla alınması faydalıdır fakat diyetlerimizde maalesef omega 6 -da fazla miktarda bulunmaktadır. Sağlıksız modern batı diyetlerinde bu oran çok düşüktür. Emflamatuar sitokinlerle ortaya çıkan artış yetersiz omega alımından dolayıdır. Omega- 3 özellikle EPA (eicosapentaenoic asit ) DHA (docosahexaenoic asit) balık yağlarının içinde bulunan dramatik bir etkiye sahiptir.Eğer omega- 3 tüketimimizi arttırabilirsek (balık,balık yağı, keten tohumu yağı gibi) omega -3 tüketimi artmasıyla omega -6 tüketimi azalacak bir dizi enflamasyon üzerine etkiyle kaynaklanan yaşlanma yavaşlatılarak,daha uzun ve kaliteli yaşam şansını arttırabiliriz.Omega -3 stres ve kortizol hasarı ile mücadele eder, kronik stres ve stres hormonlar kortizol,adrenalin,nöroepinefrinin vücutta artmasıyla yaşlanma hızlanır. Bunlar büyük katkıda bulunarak erken ölüm nedenlerini çoğunlukla artan riskle kronik kalp hastalıklarına,bulaşıcı ve metabolik bozukluklara ve hatta kanserle ilgisine rastlanmıştır. Omega- 3 takviyesi çalışmalarda gösterilmiştir ki yukarda bahsettiğimiz hormonların seviyesini düşürür ve engeller. Kronik ruhsal hastalıklarda özellikle depresyon ve anksiyetede doğal nedenlerle oluşan şok edici erken ölümler gözükebilmektedir. Bu oran ABD'de nüfusun %5' ini etkileyebilir ve erken ölümlerle ilintilidir. Omega -3 beyin zarlarında temel bileşenlerdendir. Sinir hücre ağının aktarımına seratoninle birlikte yardımcı olur antienflamatuar etkilerini göstererek beyin hücrelerinin kaybının önlenmesinde de faydalıdır. Depresif bozukluk ve bipolar bozuklukları olanlarda omega- 3 seviyesi düşük bulunmuştur. Günde 1-2 gram EPA veya DHA günlük doz alımı yaşlılarda özellikle bu semptomları düzelttiği de bazı çalışmalarda gösterilmiştir.
Bilmemiz gerekenler; omega-3 yağ asitleri kalp ve damar hastalığında, ölümleri önlemede köklü bir role sahiptir,yeni yapılan çalışmalar bu yararlı yağların çeşitli nedenlerden dolayı erkan ölüm riskini azaltmakta olduğunu göstermiştir.Toplam vücut düzeyininin iltihabını azaltarak omega -3 bize neden olan birçok durumda erken ölüm riskini düşürmektedir. Omega-3 düzeyleri yüksek tutarak ,omega-6düzeylerinide düşük tutarak ;metabolik sendrom,depresyon,ve anksiyete belirtileri,çeşitli kanser türlerinin çeşitli biçimlerde her biri erken ölümle ilgili karaciğer ve böbrek hastalıklarını önlemede yardımcı olur. Ayrıca kronik stres ve yüksek kortizol seviyelerinin ölümcül etkilerini azaltmak için katkıda bulunur. Omega- 3'ün antiobeziteyi etkilediğine ve önlediğine dair iddia edilen çalışmalarda vardır.Kanserde çok sık karşılaştırılan nedenler şunlardır;diyet birçok gelişim açısından önemli bir faktördür. Akdeniz beslenme diyetinde kanser oranları ile ilişkisi olarak sebze,meyve ve zengin balıklardan oluşur.Yapılan bir çalışmada akdeniz diyetiyle karşılaştırıldığında kanserde %50 'nin altında azalma ABD'ki kalp derneği ve kanser derneği tarafından önerilmiştir.
Kanser her türlü zamansız ölüm nedenlerindendir. Diyet, çeşitli kanser gelişiminde önemli bir faktördür evvelcede sölediğimiz gibi kansere karşı bir korunmadır. İltihap, aynı zamanda ultraviole ışınları da cilt kanserinin gelişiminde önemli rol oynar. Yapılan çalışmalar, doğal olarak verilen omega-3' ün kanseri azalttığı ve gerilettiğini göstermiştir. Günde 3 gram civarında alınan saf omega -3, güneş yanığından derinin kanserleşmek üzere olan hücrelerinden ve içinde dolaşan kan hücrelerini DNA hasarından korumaktadır.Meme ve prostat kanserlerinde önleyici bir etkisi gösterilmiştir. Özelikle de prostat kanserlerinde PSA' nın düşmesinde kemik metastazında faydalı olmakta ve erken ölüm riskini azaltmaktadır. Premenapoze kadınlarda omega- 3 ile erken evrede kanserin nüks etkisini azalttığı da gösterilmiştir. Kolon kanserlerinde de omega -3 alımı fayda sağlamıştır. Böbrek hastalığı nedeniyle 46 bin amerikalı her yıl ölmektedir. Böbrek hastalıklarında omega -3 alımı %31 oranında fayda sağlamıştır ayrıca metastatik kanserlerde kemik metastazlarında genellikle kemik kırıklıklarına mani olmakta onun dışında da osteoporozu olan kadınlarda kırıkları azaltmaktadır. Astım ve KOAH 'da da omega-3 alımı faydalıdır. Beyin metastazlarında omega- 3sağlıklı beyin hücre sayısını arttırdığı ve depresyona cok iyi geldiği 2010 ağustos ayında yapılan bir çalışmada gösterilmiştir. Gene ABD'de 2008 Yılında yapılan çalışmada omega -3 eksikliği olan grupta ömrün daha kısa olduğu gösterilmiştir.Ayrıca bitkisel omega- 3 'ün, (keten tohumu gibi )adet görmeyen kadınlarda ateş basmasını%50 azalttığı yine meme kanseri riskini azalttığı da çalışmalarda gösterilmiştir.Ancak hasta meme kanserine yakalandıktan sonra receptörleri pozitif ise keten tohumu almamalıdır.
Genellikle kilo kaybı kansere bağlı olarak özellikle mide kanserlerinde, özefagus kanserlerinde, pankreas kanserlerinde, baş, boyun tümörlerinde günde 3 gramın üstünde omega- 3 alımı hastanın genel durumunu toparlamasına neden olur. Omega -6 araçhidonik asit enzimi 5(LOX)prostat kanserinin ilerlemesine sebep olur onun için omega- 6 bloke edilebilmek için omega- 3 ve boswelia serrata verilmesi faydalı olduğu yine son bir çalışmada gösterilmiştir.Yine omega-3 prostat hipertrofisi(prostat büyümesi) keten tohumunun randomize bir çalışmada şikayetleri %70 oranında azallttığı 2008 yılında yapılan bir çalışmada gösterilmiştir.
Prof. Dr. Erkan Topuz

YUMURTAYI ASLA KATI PİŞİRMEYİN

Yumurtayı sakın katı olarak pişirmeyin. Katı olarak pişirilince kanserojen madde birikiyor. Rafadan veya çok az pişmiş yiyin. Dolaşan ve kümesinde horoz olan tavuğun yumurtasında Omega 3 zengin. Omega 3 ise yaşamın mucizesi. Faydası saymakla bitmiyor.

KIRMIZI ET YERİNE BALIK

Kırmızı et yerine balık ve dolaşan kümes hayvanları tüketin! Özellikle hindi tavsiye ediliyor. Omega 3 balıkta en yüksek olan gıdadır.

KILÇIĞI MUCİZE 

Balığın kılçığı çok faydalı. Menapoza giren, kemik hastası olanlar kılçıkları çöpe atmayıp, tülbent içinde yemeğin içine sarkıtıp yemekle pişirsinler ve yemeği yesinler. Çünkü kemiğinde büyük fayda var.

KANSERİ ÖNLÜYOR

Balıktaki Omega 3 kemiği güçlendiriyor. Meme, mide, prostat kanserinde ve hatta sigara içenlerde yüzde 5 oranında koruma sağlıyor.

HANGİ BALIKLAR YENMELİ?

Dip balıklarında civa büyük miktarda var. Mezgit, kalkan gibi dip balıklarını ayda ya da 15 günde bir yiyin. Devamlı yemeyin. Ama hamsi, palamut, lüfer, uskumru, kolyoz gibi bütün yüzey balıklarını sınırsız yiyebilirsiniz.

AĞZINIZA SÜRMEYİN!

Marmara, Ege, Karadeniz'den dipten istiridye, midye, karides ağzınıza sürmeyin! Bu canlılar denizin dibindeki zehiri içinden geçiriyor.


Kaynaklar:
http://www.erkantopuz.com
http://tr.wikipedia.org
http://www.ahaber.com.tr
http://www.hthayat.com
http://www.merhabahaber.com

30 farklı numunenin çoğunda GDO'ya rastlandı


A Haber kanalında yayın yapan Deşifre ekibi, İstanbul genelinde ünlü marketlerden toplanan 30 farklı numuneyi Türklab üyesi yetkili laboratuarlarda analiz ettirdi. Analiz sonuçlarında çikolatadan dondurmalara, cipslerden et ürünlerine varıncaya kadar 30 farklı numunenin birçoğunda GDO'ya rastlandı.

6 UN NUMUNESİNDEN 3'ÜNDE GDO VAR 

Analizler sonunda; 3 adet bilindik marka dondurma, 1 adet salam, 3 adet sosis, 5 adet ünlü marka çikolata, 4 adet markalı köfte, özellikte pratik kek, pasta ve ekmek yapımında kullanılan 6 un markasından 3'ünde, 1 adet ünlü bir marka mısır gevreği ve cipsi, 1 paket domates çorbası ve 1 adet salça GDO'lu çıktı.



TARIM BAKANLIĞI DEŞİFRE'NİN YAYININI İHBAR KABUL ETTİ 

Bu sonuçlarının ardından Deşifre Programı "GDO'lu Gıda Skandalı"nı canlı yayında masaya yatırdı. Türklab Genel Başkanı Dr.Can Demir, Biyogüvenlik Kurulu Başkanı Prof.Dr. Hakan Yardımcı, Biyogüvenlik Kurulu üyesi Prof. Dr. Fikrettin Şahin, Prof. Dr. Kenan Demirkol, Doç Dr Özge Arun ve Gıda Hareketi Başkanı Kemal Özer'in katıldığı program, hararetli tartışmalara sahne oldu.

Biyogüvenlik Kurulu Başkanı Prof. Dr Hakan Yardımcı, Hayvan Yemi Dışında GDO'lu ürün ithalatının kesinlikle yasak olduğunun altını çizerken, yasağa uyulmaması durumunda 12 yıl hapis cezasına varan, ağır yaptırımlar olduğuna dikkat çekti.

Programa telefonla bağlanan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Kavak ise "Şu ana kadar yapılan denetimlerde 22 firmanın GDO'lu gıda ürettiğini tespit ettik, haklarında yasal işlem başlattık, Deşifre'nin yayınını ihbar kabul ediyoruz, gereken yapılacaktır" şeklinde konuştu.

HAYVAN YEMİ AMAÇLI ÜRÜN DIŞINDA YASAK 

Bilindiği gibi Fransız bilim adamları, geçtiğimiz günlerde GDO'lu mısırla beslenen farelerin yüzde 80'inin kansere yakalandığını ileri süren bir araştırma yayınladı. Bu gelişme üzerine gözler bir kez daha GDO'lu gıdalara çevrildi. Birçok Avrupa ülkesi GDO'lu ürünlere yasaklama getirdi.

Türkiye'de hayvan yemi amaçlı ürünlerin dışında GDO'lu ürünlerin, tarım ve ithalatı yasak.

Kaynak: ahaber.com.tr

TL simgesi için Windows 7 güncellemesi



İlk olarak Windows 8 ile birlikte gelen yeni Türk Lirası simgesi, yeni yayınlanan güncelleme ile artık Windows 7,Windows Vista,Windows Server 2008,Windows Server 2008 R2 ile de kullanılmaya başlandı.

Microsoft'un yaptığı duyuru ile birlikte artık Türkçe klavyelerde yeni Türk Lirası simgesi de kullanılıyor olabilecek. Bu gelişme ile TL simgesi günlük hayata kolayca adapte olacak gibi görünüyor.

Merkez Bankası'nın yeni sembolü duyurmasının ardımdan Microsoft Türkiye ile Merkez Bankası ortak çalışması sonucu öncelikle Unicode organizasyonuna gerekli başvurular yapılarak yeni sembol Unicode karakter grubuna dahil edildi. Akabinde ise Windows mühendisleri yeni karekteri Windows alt yapısına ekledi.

Türk Lirası simgesine kısayol tuşu olarak Türkçe Q ve Türkçe F klavyelerde AltGr+T tuşu ile ulaşılabilecek.

Yeni TL simgesini kullanmak isteyenler  http://support.microsoft.com/kb/2739286 adresinde yer alan güncellemeleri kullandıkları işletim sistemine göre seçerek yükleyebilirler.

Maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına itiraz


13.10.2012 tarihinde 10 NA 8** plaka araç ile 10 T 20** plaka sayılı araç arasında gerçekleşen kaza neticesinde hasara uğrayan 10 NA 8** plaka araç ile ilgili olarak yapılan değerlendirmenin ve % 100 kusurlu bulunmasının sebep ve mantığını anlamış değilim. Yapılan değerlendirmenin ne şekilde yapıldığı ve  ne gerekçe ile % 100 kusurlu bulunduğu hususuna herhangi bir açıklık getirilmemesi sebebiyle şaşkın durumdayım. Bu bilgiyi hatalı bir makamla paylaşıyorsam, lütfen ilgili bir makama yönlendirirseniz minnettar olurum. 


Olayla ilgili olarak;  Balıkesir'in Bandırma ilçesindeki Atatürk Caddesi şehrin merkezinde bir yoldur. Bu yola bir çok tali yollar bağlanmaktadır. Terziler Caddesi de kısmen tali olarak bu yola bağlanmakta ve Atatürk Caddesini aşarak Terziler Caddesi devam etmektedir.  Terziler Caddesine Atatürk Caddesini aşarak günde asgari 1500-2000 araç geçmektedir. Bu yolun kullanılabilmesi için mümkün olduğu kadar Atatürk Caddesi sonunda bulunan ışıklı trafiğin kırmızıya dönüp trafiğin durması beklenmektedir. Terziler Caddesini Atatürk Caddesine bağlayan kısım araçlarca boş bırakılarak çıkmakta olan araçların Terziler Caddesinin alt kısmından çıkarak Atatürk Caddesini aşması ve Terziler Caddesinin devamına geçmesi sağlanır. Hal böyle iken ve iki araç arasından boş bırakılan kısımdan geçerken soldan yani ışıklı trafiğin bulunduğu bölgeden araç gelebilir düşüncesiyle sürücü kafasını sağa çevirir  ve uygun olması halinde yolu aşar, sürücü kafasını sola çevirmez çünkü soldan hiçbir zaman araç gelmez. Zira bu yol sağ şeritten aşağıya sol şeritten yukarıda işleyen bir yoldur. Olay günü bu hareketlerin tamamı gerçekleşmiştir. Ancak Atatürk Caddesi ile Terziler Caddesi birleşiminde geçmem için açıklık bırakıp bana yol veren araçların arasından geçtiğim ve hatta yolun %70 ini aştığım esnada soldan (yukarıdan aşağıya doğru) kendi ifadesi ile gemiye müşteri yetiştirmek isteyen, kırmızı ışık yanıkken ve araçlarda durmuşken  bir an önce durmakta olan araçların en önüne geçmek isteyen ve bana yol veren araçların 5. sıra arkasından çıktığını ifaden sürücü  tahminen 60 km hıza ulaşarak ve yine tahminen 5 m frene bastığı halde duramayıp aracımın sol kapı ve sol çamurluğuna hasar vermiştir. Ticari araç sürücüsü yanlış yaptığını sola çıkarak bu yola girmesinin yasak olduğunu bildiğini ayrıca bir an önce ön kısıma geçmek için fazla sürat te yaptığını yukarıdaki ifadesine ek olarak belirtmiştir. İşlek bir cadde oluşu ve böyle bir olaylarda insanların toplanarak seyretmesi trafiği aksattığından karşılıklı olarak - "biraz sonra raporumuzu tutarız" diyerek trafiği açtık. Aslen polis bekleyip  kusur oranlarımızın belirlenmesini isteydik daha doğru olacaktı (inancındayım ki Allah yaşatmasın ama böyle bir alay başıma gelirse kesinlikle polis bekleyeceğim). Ama zaten hatalı olduğunu bilen ve kabul eden bir sürücü varken polis beklenmesi faydalı olmayacağı malumunuzdur. Şimdi % 100 kusurlu bulunmamın mantığını anlamış değilim. Lütfen bu kusurumun gerekçesinin tarafıma bildirilmesi için yardımlarını beklemekteyim. 

Trafik tutanağım ektedir. İtirazımın ne şekilde kime yapılacağı hususunda bilgi değilim. Ayrıca belki aradığım 30 telefondan hiçbirinde doğru bilgi almadım.

Saygılarımla
Necdet A.

Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına itiraz hakkı

Necdet Bey, hukuki olarak itiraz hakkınız elbette bulunmaktadır. Bu konuda yapılacak itiraz sonucunda olay yerine bir hakim gelecek ve olayın taraflardan yeniden anlatılmasını ya da canlandırılmasını isteyecektir.

Tramer bünyesinde kaydedilen Kaza Tespit Tutanak (KTT) Komisyonu'nca onaylanan KTT Komisyonu kararları kesindir. İtirazınız reddedilmekte, dava açmanız gerekmektedir.

KTT Komisyonunca maddi hasarlı kazada aracınız haksız yere kusurlu sayılmış ise mahkemeden (hasar ve kusur tespitli olmak üzere) bilirkişi tespiti isteyin bilirkişi raporu neticesinde kusursuz bulunmanız halinde eğer karşı taraf hasarınızı ödemezse davanızı açın. Mahkemeden hasar ve kusur tespiti isterken dilekçenize varsa kaza resimlerini, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağını ekleyin. Kusursuz olduğunuzun tespiti halinde davanızı açın. 7 gün içinde hasar ve kusur tespitine itiraz hakkınız vardır. Sulh Ceza Hukuk Mahkemesi'ne (veya Trafik Mahkemesi, Sulh Hukuk Mahkemesi, Asliye Hukuk Mahkemesi) başvuru yaparak kusur ve hasar tespiti istemeniz gerekiyor. Olayı gören tanıklarınız var ise tespit mahallinde dinletebilirsiniz. Yapacağınız şikayet için bir avukattan yardım almanız yararınıza olacaktır.

19 Ekim 2012 Cuma

Monster Notebook (Fokus Bilgisayar) şikayeti


25 Eylül 2012 de www.monsternotebook.com.tr adresinden bir laptop sipariş ettim. Firmanın tedarik süresi çok uzun olduğu için ve internetde pekçok sitede siparişlerini zamanından en erken 1 ay sonra teslim ettiklerini gördüğüm için siparişimi http://www.monsternotebook.com.tr/yardim.aspx?yrd=353&lang=tr-TR adresindeki madde 5 cayma hakkımı kullanarak iptal ettirdim. İstedikleri formatta iptal mailini 10.10.2012 de kendilerine gönderdim. Sitede belirttikleri gibi 7 gün içerisinde paramı iade etmediler. Hatta bu gün itibari ile 9 gün ve (7 iş günü) geçtiği halde para iadesi yapmadılar. Firma yetkililerini aradığımda 20 gün içinde iade edebileceklerini belirttiler. Hiçbir hakları olmamasına rağmen verdiğim ücreti (havale yolu ile 2613 TL) ellerinde tutuyorlar konu hakkında yardımlarınızı rica ediyorum.

Ali Kemal A.

Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmeliğin 7. ve 8. maddesi tüketicinin cayma hakkını şu şekilde açıklıyor:
Cayma hakkı
             MADDE 7 − (1) Mesafeli sözleşmelerde tüketici, yedi gün içerisinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde yazılı olarak veya bir sürekli veri taşıyıcısıyla bildirilmesi yeterlidir.
             (2) Cayma hakkı süresi, malın teslimine ilişkin sözleşmelerde, tüketicinin malı teslim aldığı günden itibaren, diğer sözleşmelerde ise sözleşmenin akdedildiği günden itibaren işlemeye başlar.
             (3) Satıcı veya sağlayıcının 5 inci ve 6 ncı maddelerde belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde, cayma hakkı süresi üç aydır. Bu süre, malın teslimine ilişkin sözleşmelerde, tüketicinin malı teslim aldığı günden itibaren, diğer sözleşmelerde ise sözleşmenin akdedildiği günden itibaren işlemeye başlar. Ancak 5 inci ve 6 ncı maddelerde belirtilen yükümlülüklerin, üç aylık süre içerisinde yerine getirilmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilen yedi günlük cayma hakkı süresi, söz konusu yükümlülüklerin yerine getirildiği günden itibaren işlemeye başlar. Cayma hakkının kullanıldığına dair irade beyanının bu süre içinde yazılı olarak veya bir sürekli veri taşıyıcısıyla bildirilmesi yeterlidir.
             (4) Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tüketici, aşağıdaki sözleşmelerde cayma hakkını kullanamaz.
             a) Cayma hakkı süresi sona ermeden önce, tüketicinin onayı ile hizmetin ifasına başlanan hizmet sözleşmeleri.
             b) Fiyatı borsa veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda belirlenen mallara ilişkin sözleşmeler.
             c) Tüketicinin istekleri veya açıkça onun kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan, niteliği itibariyle geri gönderilmeye elverişli olmayan ve çabuk bozulma tehlikesi olan veya son kullanma tarihi geçme ihtimali olan malların teslimine ilişkin sözleşmeler.
             ç) Tüketici tarafından ambalajının açılmış olması şartıyla, ses veya görüntü kayıtlarına, yazılım programlarına ve bilgisayar sarf malzemelerine ilişkin sözleşmeler.
             d) Gazete, dergi gibi süreli yayınların teslimine ilişkin sözleşmeler.
             e) Bahis ve piyangoya ilişkin hizmetlerin ifasına ilişkin sözleşmeler.
             f) Elektronik ortamda anında ifa edilen hizmetler ve tüketiciye anında teslim edilen gayri maddi mallara ilişkin sözleşmeler.
             (5) Tüketiciye, borcunun tamamen veya kısmen ifası için, satıcı veya sağlayıcı veya onunla işbirliği içinde olan bir üçüncü kişi tarafından kredi verildiği mesafeli sözleşmelerde, tüketicinin bu maddedeki hükümler dâhilinde cayma hakkını kullanması durumunda kredi sözleşmesi de herhangi bir tazminat veya cezai şart ödeme yükümlülüğü söz konusu olmaksızın sona erer. Ancak bunun için cayma bildiriminin kredi verene de yazılı olarak iletilmesi gerekir. Tarafların karşılıklı iade yükümlülükleri saklıdır.
             Cayma hakkının kullanılmasının sonuçları
             MADDE 8 − (1) Tüketicinin cayma hakkını kullanması hâlinde satıcı veya sağlayıcı, cayma bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren en geç on gün içerisinde almış olduğu toplam bedeli ve tüketiciyi borç altına sokan her türlü belgeyi tüketiciye hiçbir masraf yüklemeksizin iade etmek ve yirmi gün içerisinde de malı geri almakla yükümlüdür.
             (2) Teslim alınmış olan malın değerinin azalması veya iadeyi imkânsız kılan bir nedenin varlığı cayma hakkının kullanılmasına engel değildir. Ancak değer azalması veya iadenin imkânsızlaşması tüketicinin kusurundan kaynaklanıyorsa satıcıya malın değerini veya değerindeki azalmayı tazmin etmesi gerekir. Malın mutat kullanımı sebebiyle meydana gelen değişiklik ve bozulmalar değer azalması sayılmaz.

Bu durumda siz cayma hakkınızı usule uygun olarak kullanmışsınız. En geç 10 gün içerisinde para iadesinin gerçekleşmesi gerekiyor. Eğer bu süre içerisinde iade gerçekleşmez ise tüketici sorunları hakem heyetine başvurarak şikayetinizi iletebilirsiniz. Bu yol kesin sonuç verir ancak biraz sabır gerekir. Başvurular en geç 3 ay içerisinde sonuçlanıyor. Ayrıca ödemenizi kredi kartı ile yaptıysanız bankanız web sitesinden ya da herhangi bir şubesinden edinebileceğiniz kredi kartı harcamaları itiraz formunu doldurarak, ilgili numaraya fax gönderin. Bu forma ödemeyi yaptığını ancak ürün gönderilmediği için siparişin iptal edildiğini, dolayısıyla alışverişin gerçekleşmediğini ve bu nedenle kredi kartı harcama tutarının iade edilmesi gerektiğini yazın. Olumlu sonuç alacağınızı düşünüyoruz.

Düzelteme: MONSTER Müşteri Hizmetleri'nden tarafımıza ulaşan bilgiye göre şikayet sahibine para iadesi yapılmıştır. Duyarlılığından dolayı firma yetkililerini kutluyoruz.

18 Ekim 2012 Perşembe

Çocukların sağlığı tehlikede!

Otomobilde sigara içmek özellikle çocuk sağlığı için büyük tehdit oluşturuyor. Kapalı mekânlarda içmenin sağlığa zararlı olduğu biliniyor.

İngiliz araştırmacılar yaptıkları son çalışmayla otomobillerde sigara içmenin daha da zararlı olduğunu ortaya koydu. Otomobilde içilen sigara, camlar açık olsa ve klima çalışsa bile Dünya Sağlık Örgütü'nce belirlenen sınır değerlerin üç katını aşan hava kirliliğine yol açıyor. Ayrıca arka koltukta oturanlar özellikle de çocuklar bu zehirli dumana maruz kalıyor.

Çocukların bağışıklık sistemi tam olarak gelişmemiş olduğuna ve pasif içicilikten uzak kalamadıklarına dikkat çekiliyor. İngiliz Doktorlar Birliği özellikle çocuklarda sağlık sorunlarına yol açabildiğine dikkat çekerek araç içinde sigara içilmesinin yasaklanması gerektiğini belirtiyor.

Kaynak: TRT Haber

Otomobil satışlarında canlılık kampanyalarla devam ediyor


Eylül ayında satışlarını artıran otomotiv sektöründe, ''ÖTV bizden'' kampanyaları ve Kurban Bayramı öncesi talebin etkisiyle Ekim ayında da ciddi hareketlilik yaşanıyor.

AA muhabirinin Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin (ODD) raporu ile otomobil firmalarının Bursa ve Balıkesir'deki bayilerinden aldığı bilgiye göre, otomobil satışları, bu yılın Ocak-Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7,88 azalsa da özellikle Eylül ayında adeta gaza bastı.

Bu yıl Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,51 artan otomobil satışları, ''ÖTV bizden'' kampanyaları ve Kurban Bayramı öncesi talebin etkisiyle ekimde de yakaladığı ivmeyi devam ettiriyor.

Firmaların showroomlarında önceki aylara göre önemli oranda hareketlilik yaşanırken, otomobil fiyatları 21 bin 329 liradan başlıyor, kalitesine, yakıtına ve donanımlarına göre artarak farklılık gösteriyor. Sektör, yılın son aylarını hedefledikleri satış rakamlarıyla kapatmak için çabalarken bankalar da uygun faiz ve vade seçenekleri sunuyor. 20 aya kadar sıfır faiz uygulayan firmalar kadar bazı modellerinde 48 aya kadar yüzde 0,32 faizle kredi kullandıranlar da oluyor.



-Üretime girmeyen otomobiller bile satılıyor-

Bir firmanın Balıkesir bayisinin satış müdürü Güray Karlıdere, şu anda yeni lansmanı yapılan bir modellerine ilginin yoğun olduğunu belirterek, ''Şu anda ileri tarihli satış yapıyoruz. Fabrika üretim adedi belli. Şu anda bu adedin üzerinde satış oluyor. Üretime girmeyen otomobili satıyoruz. Bunda fiyat ya da ÖTV kampanyası yok ancak bayramın etkisi büyük'' dedi.

Başka bir firmanın Balıkesir bölgesi satış bayinin genel müdürü Selim Bayrak da satışlarda Kurban Bayramı'nın ve yüzde 3'lük ÖTV indiriminin büyük etkisinin bulunduğunu ifade ederek, ''Bir ay önceki gibi değil. Showroom trafiği arttı. Önümüzdeki hafta içinde daha da hızlanacak. Buna göre araç sevkıyatlarımızı yapıyoruz. Bu ay için yaptığımız toplam satışımızın yüzde 50'si ileri tarihli teslimli. Ön satışı yapılmış beklenen araçlarımız var'' diye konuştu.


-Yeni modellerle rekabet kızıştı-

Bursa'daki bir bayinin satış müdürü Mehmet Araz ise firmaların yılın son aylarında adeta bir yarışa girdiğini ve çıkarılan yeni modellerle rekabetin kızıştığını söyledi.

Bu yıl öngörülen daralmaya rağmen eylül ve ekimin çok iyi geçtiğini dile getiren Araz, ''Bizim satışlarımız yüzde 7'nin üzerinde arttı. Banttaki aracı satıyoruz. Ekim ayında da hızlı başladık. Yılın son çeyreğine girmiş bulunuyoruz. Hareketlilik bayrama kadar artarak sürer'' dedi.

-Bazı markaların başlangıç fiyatları-

Kampanyaların da etkisiyle bazı markaların model baz alınmadan başlangıç fiyatları şöyle:

Dacia : 21 bin 250 lira
Chery : 21 bin 329 lira
Lada : 24 bin 500 lira
Fiat : 24 bin 670 lira
Chevrolet : 25 bin 629 lira
Renault : 27 bin 550 lira
Hyundai : 28 bin 490 lira
Opel : 29 bin lira
Volkswagen : 29 bin 900 lira
Ford : 32 bin 275 lira

Kaynak: Sabah

17 Ekim 2012 Çarşamba

Yurtiçi Kargo ve D&R şikayeti


Müsaadeniz olursa buraya D&R ve Yurtiçi Kargo'nun hizmet ve müşteri hizmetlerindeki korkunç yanlışlarını gösteren ve bu biri satış diğeri hizmet sektöründeki iki firma ile çalışmayı düşünmeden önce göz önüne almaları gereken hususları içeren benim D&R'a yazmış olduğum e-maili paylaşmak istiyorum. 

Birkaç gün önce web sitenizden 3990821774 sipariş numarası ile kitap alışverişi yaptım. Siparişimde bulunan 4 kitaptan üçü YURTİÇİ KARGO'ya verildi. Bugün adresime teslim edilmesi gereken kargo, adreste açık açık "ÇATI KATI" ibaresi ve ulaşılabilecek telefon numarası olduğu halde apartman kapısında "adreste bulunamadı" kağıdı bırakılmak suretiyle bana ulaştırılmadan Yurtiçi Kargo Fethiye Şubesine geri götürüldü (geri götürüldüğü iddia edildi. Muhtemelen teslimat aracına yüklenmemiştir bile!).
Bunu size neden bildiriyorum? Birkaç nedeni var. Her şeyden önce siparişim bana ulaşana kadar sizin sorumluluğunuzdadır. Yurtiçi Kargo'nun bürosuna gidip adresime teslim edilmiş olması gereken kargomu alacak değilim. Bunu yapacak olsaydım kargoyla değil Seyahat Firmalarından birine verin ben gidip alırım derdim. Dolayısıyla bu kargo size iade edilecek. Siz ya geri gönderme yoluna gideceksiniz ki bu artı maliyet demektir ya da kargoyu ödemeli olarak göndereceksiniz ki bu sefer ben kabul etmeyeceğim yahut hiç göndermeyeceksiniz ki bu da anlaşmanın ihlali olur. Ben tüketici kurulu ile basın-yayın organlarına başvururum ve böyle sürer gider. Bunun bir de müşteri hizmetleri ve satış oranları yönü var. Ufak bir mesele gibi görünen şey bir anda çığ gibi büyüyebilir zira bu şikayet sadece benden gelmiyor. Hizmet sağlayıcınız olarak Yurtiçi Kargo'yu seçmeniz ve onun da müşterilerini mağdur etmesi sizin zararınızdır. Facebook, Twitter, Tüketici Köşeleri gibi ortamlarda gerek D&R'ın "ben malımı satayım sonrası tufan" politikası hem de Yurtiçi Kargo gibi hizmetini gereği gibi yerine getirememesi en çok sizi etkiler. Ben ve benim gibi olanlar bir daha D&R'dan alışveriş yapmayacağı gibi bize kulak verecek olanlar da - emin olun azımsanmayacak bir kitle olur bu - sizden alışveriş yapmayı iki kez düşünecektir. 
Bu arada müşteri hizmetlerinizin "biz istediğimizle çalışırız" deme lüksü yok! Diyebilir ama ancak pazarlama ve satış politikalarında müşteri hizmetlerinin önemini bilmeyen biri olursa. Artı olarak çağrı merkezlerinize ve özellikle müşteri hizmetlerinize naçizane tavsiyem "çözüm üretebilen" kişileri işe almanızdır, takılmış plak gibi ezberletilen sözleri tekrar edip duran kişileri değil. Ne de olsa o kargo yerine ulaştırılmasını sağlamak sizin sorumluluğunuz!
Aslı B.

Su faturasındaki “Fatura bedeli 1 TL” yi gören tüketici


Ev ve iş yeri sahipleri elektrik, doğalgaz ve su faturalarına eklenen yeni kalemleri gördükçe tepkisiz kalamıyor. Tükettiklerinden fazla fatura ödediklerini şikayet eden tüketiciler haksız tahsilatların iadesini istiyor.
Akhisar’daki tüm abonelerden bu ücretin alındığının altını çizen şikayetçi, “Manisa’nın ilçesi Akhisar tahminen 150 bin nüfuslu ve bunun yarısı kadar konut olduğunu düşünürsek su faturalarına yansıtılan fatura bedeli adı altındaki 1 TL’nin önemi ortaya çıkmaktadır. Akhisar belediyesi su faturalarında fatura bedeli adı altında aylık 1 TL tahsil ediyor. Bu tahsilat yasal mı? Belediye zaten bizden su bedellerini ve vergilerini tahsil ediyor. Su faturalarına eklenen her yeni ücretle tükettiğimiz su miktarının kat kat üzerinde fatura ödüyoruz.” diyerek faturaya eklenen yeni bedele tepkisini dile getirdi.

Turkcell 12 ay taahhütlü tarifesinden erken ayrılan müşterisinden cayma bedeli istiyor

18 eylül 2011 tarihinde Turkcell'e 12 ay taahhütle iki hattımı taşıdım. Hesap kesim tarihimde ayın 10. günü oldu. Kontratın bitiş ayı olan Eylül'ün 9'unda da başka operatöre geçtim. Kampanyadan 9 gün erken ayrıldım diye 98 TL cayma bedeli istiyorlar. İtiraz ettim ama kabul etmiyorlar. Hesap kesim tarihinden sonra bir gün bile daha fazla kullansan bir aylık fatura isteyenlere diyorum ben toplam 12 fatura ödüyorum hiç fayda etmiyor. Ben ne söylersem söyleyeyim hiç fayda etmiyor bozuk plak gibi aynı şeyi söylüyor müşteri hizmetleri. Hani nerede MÜŞTERİ HER ZAMAN HAKLIDIR zihniyeti. Çoktan ölmüş bitmiş. Halbuki böyle büyük şirketlerin bu paralara ihtiyacı mı var? Bir daha Turkcell'e geçme ihtimalim varsa bile bitti!!!! Artık önünden bile geçmem!!! Yazık çok yazık. Olan benim 200 TL'ye olacak. Haram olsun. Turkcell'i hiç kimseye tavsiye etmiyorum.

Ertan N.

Ertan Bey,
Kampanya 12 taahhüt ile yapıldığından sizin 12 fatura dönemi tarifede kalmış olmanız yeterli olmayabilir. Ancak konu ile ilgili olarak şikayetinizi BTK üzerinden formu doldurarak yapabilirsiniz. Son derece hızlı ve net bir sonuç alacaksınız. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Tüketici Online Şikayet Formu burada.

Bankalar zorla yaptıkları sigortaları iptal etmeliler

Yapı Kredi'den ev kredisi çektiğim sırada bana bilgim dahilinde Dask, hayat sigortası bilgisi verilmişti. Bu yıl yenileme zamanı yaklaştığında bankanın Firüzköy şubesini arayarak Dask'ın yasal zorunluluk olduğunu, diğer sigortaları ise istemediğimi Hatice hanıma bildirdim. Bana dönüş yapacağını söyledi ve 3 hafta dönüş olmadı. Sonrasında bankayı aradığımda, Duygu hanım işi devraldığını ve kayıtlı mail adresim olmadığını, bu nedenle başka yollarla bana dönüş yapma zorunluluğu olmadığı şeklinde agresif ve etik dışı bir tutumla bilgi verdi. Aksini istememe rağmen sigortalar yapıldı. Sigortaların iptalini ve Duygu hanım gibi bizim ödediğimiz paralarla maaş alan kişilerin daha özenle seçilmesini rica ediyorum. Zorla yapılan sigortaların tarafıma iade edilmesini istiyorum.

İsmail B.

Sport House şikayeti

Sport House spor salonu sahibi Gürhan Gürler ve şikayet sahibi Mustafa Yiğit tarafımıza ulaşarak sorunun çözüldüğünü belirttiler. Konuya ilgisinden dolayı Gürhan Gürler'e teşekkür ediyoruz. (22.01.2013)

16 Ekim 2012 Salı

Tüketici Köşesi'nde öneri ve şikayetlerinizi de paylaşıyoruz

Bu blogda yayınlanmasını istediğiniz tüketici şikayetlerinizi ve memnuniyetlerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. Bizimle buradan iletişime geçebilirsiniz.

Tivibu artık Vestel Smart TV'de


Dost teknoloji Vestel, Smart TV portaline TTNET'in yeni dönem TV platformu Tivibu'yu ekleyerek tüketicilere sunduğu içeriği zenginleştirmeye devam ediyor. İnternete bağlanabilen ve müzik sitelerinden sosyal medyaya, alışveriş ve fırsat sitelerinden bankaların internet şubelerine kadar 50'den fazla farklı içeriğe televizyondan erişim sağlayan Vestel Smart TV'ler, artık Tivibu hizmetlerinin yer aldığı yeni uygulama ile kullanıcılara farklı bir deneyim yaşatıyor. Vestel Smart TV kullanıcıları, Tivibu Smart TV uygulaması ile 30 adet TV kanalından ve Tivibu'nun "Seç İzle" ve "Tekrar İzle" gibi gelişmiş servislerinden yararlanabilecekler.



Vestel Smart TV satın alan tüketicilerin hizmetine sunulan Tivibu Smart TV uygulaması, yüzlerce film, dizi ve belgeseli üstün yayın kalitesiyle birlikte izleme imkanı sunuyor.

Tivibu Smart TV ile "Tekrar İzle" ve "Seç İzle"

Tivibu'nun en çok kullanılan hizmetlerinden olan "Tekrar İzle" ve "Seç İzle" seçenekleri Vestel Tivibu Smart TV uygulamasında da yer alıyor. 'Tekrar İzle' ile televizyonda yayınlanan ve en beğenilen yerli dizileri, eğlence ve yarışma programlarını yayınlanma tarihlerinden itibaren bir hafta boyunca istenilen sıklıkta izlemek mümkün. Vestel Smart TV kullanıcıları, 'Seç İzle' özelliği ile de binlerce içerikten beğendiklerini seçip seyredebiliyorlar.

Şehit, gazi ve yakınlarına indirimli internet


Engellilerin ardından, şehit, gazi ve birinci derece yakınları da interneti yüzde 25 indirimli kullanabilecek.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) internet sitesinde yayımlanan kurul kararına göre, engelli kullanıcılarına yönelik uygulanan yüzde 25 indirimli toptan DSL internet tarifelerinin kapsamı, şehit gazi ve yakınlarının da faydalanacağı şekilde genişletildi.

İndirimden yararlanmak isteyen gazi/şehit eşi son kullanıcılar veya gazinin/şehidin birinci dereceden yakını (anne, baba veya çocuğu), işletmeciye başvuracak.



Gazi/şehit eşi veya gazinin/şehidin birinci dereceden yakını tarafından işletmecilere teslim edilen belge örneklerinin birer nüshalarının, başvurunun yapıldığı tarihten itibaren ay sonuna kadar Türk Telekom'a FTP sistemi üzerinden iletilmesi gerekiyor. FTP sitesine yüklenen belgelerde herhangi bir suiistimal olması durumunda işletmeciye sağlanan toplam indirim bedelinin 3 katı ceza bedeli olarak İşletmeciye yansıtılacak.
Suiistimal görünen aboneliklerle ilgili işletmecilere bilgi verilecek ve bu abonelikler için normal paketlere geçiş yapmaları talep edilecek. Bu geçişin işletmeciye bilgi verilme tarihinden itibaren en geç 30 gün içinde yapılması gerekecek. Suiistimal görülen abonelikler ile ilgili paket değişikliği yapılmadığı takdirde paket değişikliği yapılmayan süre boyunca işletmeciye sağlanan indirim bedelinin 3 katı ceza bedeli faturalandırılacak.

Apple, parmak izi okuyucu için patent başvurusunda bulundu

Geçen ay iPhone 5‘i satışa sunarak büyük sükse yapan Apple, şimdi de gelecekte piyasaya süreceği iPhone’lara ne gibi özellikler ekleyeceğini düşünüyor. Bunun için birçok patent başvurusunda bulunan Apple, yeni sunacağı özelliklerle iPhone’u daha üst noktalara taşımak istiyor. Apple’ın başvuru yaptığı patentler arasında parmak izi okuyucu, güneş paneli ve kamerayı kamufle edecek, transparan ve opak ekran patentleri bulunuyor. Bir sistem tarafından kontrol edilen bu patent sayesinde iPhone’un arkasında yer alan kamera gizlenebiliyor. Kullanıcı ekrandaki kamera ikonuna dokunduğu zaman kamera ortaya çıkıyor.


Bu patentin diğer bir avantajı ise Apple’ın bundan böyle arka panelinde kamera olmayan cihazlar üretebilecek olması. Windows controller isimli teknolojide kullanıcının gizlenen kamerayı açması için yalnızca dokunmatik ekrana dokunması gerekiyor. Herhangi bir fiziksel tuşa basması gerekmiyor. Apple bununla birlikte bu teknolojiyi parmak izi okuyucu, görüntü yakalama cihazı, yakınlık sensörü ve ışık sensörü gibi sistemlerde de kullanmayı planlıyor. Bu sayede kullanıcılar istedikleri zaman bu özellikleri görebilecek. Apple’ın bu teknolojiyi ne zaman kullanmayı planladığı ise belli değil.

Kaynak: Log

Antibakteriyel sabundan bakteri çıktı


Günlük hayatta el temizliği için tercih edilen ürünlerin başında gelen antibakteriyel sabundan bakteri çıktı. Antibakteriyel sabunlar üzerindeki kuşkuları güçlendiren bulgu Kanada Federal Sağlık Bakanlığı'nın incelemesi sonucu belirlendi.

Kanada Federal Sağlık Bakanlığı, ''Avmor Ltd'' isimli firma tarafından üretilen antibakteriyel sıvı el sabunlarını, içinde ''pseudomonas aeruginosa'' bakterisi saptanması üzerine piyasadan toplattı. Bakanlığın sitesinden yapılan açıklamada, bulunan bakterinin insan sağlığı üzerinde ciddi risk oluşturduğu, immün sistemi sorunu olanlarda ise bu riskin daha da yüksek olduğu kaydedildi.



Saptanan bakterinin, sistik fibroz, HIV/AIDS, kanser, yanık, şeker hastası, karaciğer ve akciğer hastası olanları olumsuz etkileyeceği belirtilen açıklamada, immün sistemi zayıf ya da sorunlu olanlarda da zatürre, kemik, idrar yolu, mide-bağırsak ve kan enfeksiyonları ile menenjite neden olabileceğine dikkat çekildi.
Penisilin ve beta laktam grubu antibiyotiklere karşı dirençli olan ''pseudomonas aeruginosa'' bakterisi, özel antibiyotiklerle tedavi edilebiliyor.

Kaynak: AA

Kurban eti için pratik bilgiler


Atatürk Üniversitesi (AÜ) Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mükerrem Kaya, kesime hazırlanan hayvana kötü muamele edildiğinde etin kalitesinin düştüğünü ve daha çabuk bozulduğunu söyledi.

Kaya, Kurban Bayramı’nda daha kaliteli eti elde etmenin ve onu muhafaza etmenin püf noktalarını anlattı.

Öncelikle kurbanlık hayvanın sağlıklı, menşeli olması nereden geldiğinin bilinmesi gerektiğini ifade eden Kaya, sağlıklı ve kaliteli et için kesinlikle sağlıklı hayvanların seçilmesi gerektiğini vurguladı.

Hayvanın sağlıklı olmasının, kesimi sırasında iyi muamele edilmesinin etin kalitesi ve muhafaza süresi açısından önemli olduğunu anlatan Kaya, "Kesim sırasında hayvana kötü muamele edilirse et kalitesi düşer ve daha çabuk bozulur. Hayvana yapılan kötü muamele etin kalitesini önemli ölçüde düşüreceği için hayvanı strese sokmamamız lazım. Strese soktuğumuz zaman o hayvanın vereceği etin kalitesi de düşüktür, o et daha kısa sürede bozulur ve rengi koyu olur" dedi.



Alınan hayvanın kesimden önce mutlaka dinlendirilmesi gerektiğini belirten Kaya, kurbanlığın kesimden önce aç bırakılması gerektiğini ve asla stere girecek ortamların oluşturulmamasını istedi.

Hayvanın işi bilen, sertifika almış kişiler tarafından kesilmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, "Bir diğer husus ise kanın çok iyi akıtılması gerekiyor. Kesilen hayvanın kanı iyi akıltılmazsa etin muhafaza süresi de kısa olur. Özellikle yorgun hayvanlarda bu durum oluyor, ette kalan kan tabi fazla kalması durumunda o etin muhafaza süresi de kısalıyor, o et kısa sürede bozuluyor. Onun için kanı da çok iyi akıtılmalıdır" diye konuştu.

"DERİNİN DIŞ KISMI ASLA ETE BULAŞTIRILMAMALI" 
Kesim işlemi sırasında derinin dış kısmının asla ete dokundurulmaması gerektiğini söyleyen Kaya, derinin dış kısmı iç kısmıyla temas ederse, derinin düzeyindeki mikroorganizmaların ete bulaşacağını ve bunun sonucunda da etin kısa sürede bozulmasına neden olacağını dile getirdi.

Hayvanı kestikten sonra etin bir süre dinlendirilmesi gerektiğini de ifade eden Kaya, şunları kaydetti:

“Elde ettiğiniz eti dinlendireceksiniz. Hemen buzdolabına konulmayacak, bu noktada eğer siz eti dinlendirmeden buzdolabına alırsanız ette sertleşme, çekme olur, etin boyunda kısalma olur. Onun için eti önce dinlendireceksiniz. Eti böldüğünüz parçalara göre küçükse 5-6 saat, etin büyüklüğüne göre 7-8 saat serin bir ortamda dinlendireceksiniz. Bu bilimsel bir kuraldır, et muhakkak dinlendirilmelidir."

Eti dinlendirdikten sonra kullanıma göre parçalara bölünüp, buzdolabında muhafaza edilmesini öneren Prof. Dr. Kaya,buzdolabı poşetine veya folyalara sarılan etin dolapta üst üste konulmaması gerektiğini, aksi halde çabuk bozulacağını söyledi.

Kıyma yapmak için hazırlanan etin buzdolabında en fazla bir gün bekletilmesi gerektiğini anlatan Kaya, "Yani çiğ halde bir eti kıyma yaptığınız zaman buzdolabındaki muhafaza süresi 1 gündür. Eti blok halinde dondurmak da doğru değildir. Dondurup çözündürmek de tehlikelidir" şeklinde konuştu.

Pişirilmiş etin de dolapta saklanmasını tavsiye eden Kaya, şöyle konuştu:

"Et kolay bozulabilen bir gıda ve mikroorganizmalar, mikroplar için de çok iyi bir ortamdır. Mikroorganizmalar eti çok seviyor. Ette çok iyi gelişiyorlar. Bunun için onların gelişemeyeceği şartları sağlamamız gerekiyor. Birincisi soğukta muhafaza çok kısa süreli bir şeydir. Bir kaç gün ya da derin dondurucuda 3-5 ay saklayabilirsiniz ama kesinlikle havayla temas etmeyecek şekilde sarmalısınız. Bazen et kavrulur, pişirilir. Pişirilmiş et de mutlaka dolapta saklanmalıdır."

ETİN GIDA ZEHİRLENMELERİNDEKİ ROLÜ 
Bozuk etin bakınca kendini belli ettiğini söyleyen Kaya, "Bozuk eti kokusunda, renginden ayırt edebiliriz. Ancak hafif bozuk etleri bazen ayırt etmek zor olabiliyor. Ama bunu baştan görmeniz gerekiyor. Bakteriler gelişmeye başlar ve çok değişik renklerde et elde edersiniz. Dünyada görülen gıda kaynaklı zehirlenmeler içerisinde etin payı çok yüksek, bunun için eti çok iyi muhafaza edip, çok iyi de pişirmemiz gerekiyor" dedi.

Pişirme yöntemlerinden de bahseden Prof. Dr. Kaya, sert etlerden haşlama, yumuşak etlerden ızgara yapılmasını tavsiye etti.

Mangalda pişirilen etin kömürünün iyice köz haline geldikten sonra etin pişirilmesi gerektiğini, bunun sağlık açısından önem arz ettiğini dile getiren Kaya, et yerken yanında mutlaka salatanın da olması gerektiğini aksi halde beslenmede önemli sıkıntılar doğurabileceğini ifade etti.

"KOLESTEROL KONUSUNDA ETE HAKSIZLIK YAPILIYOR" 
Vatandaş özellikle kırmızı ette kolesterol çok fazla diye eleştirilerde bulunduğunu dile getiren Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Öyle söylendiği gibi ette çok kolesterol yok. 100 gram ette 65-70 miligram kolesterol var. Kolesterolün içeriği yumurtadan, tereyağından sakatattan az orandadır. Kolesterol tavukta da yumurtada da hayvansal ürünlerin tümünde var. Etin bu yönü biraz şansız, bütün hayvansal gıdalarda var ama sürekli kırmızı ete yüklenilir. Tabii eğer siz sınırları aşarsanız her gıda için bu geçerlidir. Hepsinden az az bir öğün hazırlamanız gerekiyor. Biz yağlı et tüketmelerini önermiyoruz ama bir bonfileyi tükettiğiniz zaman çok da yağlı değildir. Ete haksızlık yapıyoruz.”

14 Ekim 2012 Pazar

Toyota’nın hibrit Yaris’i 48 bin TL’ye yola çıkıyor

Yıllık 7 milyar euro’luk Ar-Ge bütçesi bulunan Japon otomobil devi Toyota, yeni nesil modellerinde Apple, Microsoft ve Intel gibi teknoloji devleriyle birlikte çalışarak bu alandaki yenilikleri de kullanmak için çalışmalar yapıyor.


Hibrit teknolojisinin ve ilk seri üretim hibrit otomobil Prius’un üreticisi olan Toyota, dünyada 4 milyon adedi aşan hibrit araç satışı sonrası sürdürülebilir ulaşım için, kısa ve orta vadede elektrikli hibrit teknolojisini çözüm olarak gördüğünü bildiriyor. Şirket 2020’ye doğru tüm modellerinde hibrit versiyon geliştirmeye hazırlanıyor. Global tarafta bu çalışmaların altına imza atan Toyota, erişilebilir yeni hibrit modeli Yaris Hybrid’i pazara sunmaya hazırlanıyor. Hem elektrik hem benzinli motora sahip Yaris Hybrid, iki motorun bir arada en verimli şekilde çalışması, kendi kendini şarj edebilme teknolojisi, üstün yakıt ekonomisi, düşük kullanım maliyetiyle öne çıkıyor.

1.5 litrelik motor
Sportif görünüşüyle dikkat çeken “Yaris Hybrid”, 48 bin 750 TL’den başlayan özel tanıtım fiyatıyla satışa sunulacak. 1.5 lt benzinli motor ve elektrik motorunu çalıştıran nikel metal hidrit pilin birleşiminden oluşan hibrit sistem 100 PS güç sunuyor.

Meme kanserinde doğru bilinen yanlışlar

“15 Ekim Dünya Meme Sağlığı Günü” ve “1-31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı” nedeni ile Memorial Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Gökhan Kandemir, meme kanseri hakkında doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi verdi.


Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser tipi olmasına rağmen acaba bu ölümcül hastalık hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz? Ya da bildiğimizi sandığımız her şey doğru mu? Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; meme kanseri hakkında yanlış ama bir o kadar da yaygın inanışlar hastalığın tanı ve tedavi sürecini olumsuz etkiliyor.



“Memede ele gelen her kitle kanserdir”

Yanlış. Memede elimize gelen her sertlik kansere işaret etmez. Bu kitlelerin büyük çoğunluğu iyi huylu çıkmaktadır. Memedeki her 10 kitleden 8’i iyi huyludur; yani kanser değildir. Özellikle ayın belli dönemlerinde ele gelen sertlikler, hassasiyet ya da ağrı olabilir. Bu duruma “fibrokistik meme değişiklikleri” denilmektedir. Bunlar normal değişikliklerdir. Menopozda olup hormon alanlarda da görülebilmektedir. Aylık meme muayenesi yapılarak bu değişiklikler kolaylıkla tanınabilir. Her kadın kendi meme yapısını tanıyabilmesi için düzenli olarak kendi kendine her iki memesini kontrol etmelidir.

“Ailemde meme kanseri yok, bende meme kanseri olmaz”

Yanlış. Bir kişinin ailesinde böyle bir vaka görülmemesi, kendisinde hiçbir zaman meme kanseri gelişmeyeceği anlamına gelmez. Kanser tanısı konulan kadınların %80’inden fazlasının ailelerinde kanser yoktur. Bununla birlikte; ailesinde özellikle birinci derece yakınları kanser olanlarda meme kanseri görülme riski daha fazladır.

“Ailemde meme kanseri var, kesinlikle ben meme kanseri olacağım”

Yanlış. Ailesinde meme kanseri hikayesi olması kişinin meme kanseri gelişme riskini arttırmakla beraber kesinlikle kanser olacağı anlamına da gelmez. Ancak böyle bir durumda mutlaka yakın takip yapılmalıdır. Bu konuda uzman doktorlar tarafından gerektiğinde bazı genetik testler de yapılarak risk değerlendirilmelidir.

“Meme kanseri 20-30’lu yaşlarda görülmez”

Yanlış.  Meme kanserinin gelişme riskinin yaş ilerledikçe arttığı doğrudur; fakat meme kanseri sadece yaşlılarda görülen, gençlerde rastlanmayan bir hastalık değildir. Tanı konulanların ortalama yaşı 60 olmakla birlikte, 20’li yaşlarda da görülebilmektedir. Özellikle ailesinde meme kanseri olanlarda hastalığın genç yaşlarda görülme riski daha fazladır.

“Kanser saç kaybına yol açar”

Yanlış. Kanserin kendisi hiç bir zaman saç kaybına yol açmaz. Tedavide kullanılan ilaçlar ve yöntemler nedeniyle saç dökülmesi görülebilir. Ancak meme kanseri tedavisinde giderek daha çok yaygınlaşan “akıllı ilaçlar” ile artık saç kaybı görülmemektedir.

“Mamografiden alacağım radyasyon meme kanserine neden olabilir”

Yanlış. Mamografi kanserin yayılmasına neden olmamaktadır; aksine erken teşhisini sağlayarak, hastalığın bölgelere yerlere yayılmadan tedavi edilme şansını sağlamaktadır. Kanser tedavisinde erken teşhis esastır. Hastalığın diğer organlara ilerlemeden tedavi edilmesi başarı şansını artırır. Mamografi çekilmesi de meme kanserinin erken evrede yakalanmasını sağlar. Yıllık olarak yapılması ile aşırı radyasyon alınmaz. Ayrıca mamografi çekimi sırasında memeye uygulanan sıkıştırma işlemi de kanser gelişmesine yol açmaz.

 “Meme kanseri bulaşıcıdır”

Yanlış. Hiçbir kanser bulaşıcı değildir. Bir ailenin birçok bireyinde kanser görülmesi bu yanlış düşünceye sebep oluyor olabilir. Kişi kanser hastalığını başka bir kimseye bulaştıramaz. Ancak rahim ağzı (serviks), karaciğer kanseri gibi bazı kanserlerin nedenleri arasında virüsler vardır.

“Koltuk altı koku gidericiler meme kanserine yol açar.”

Yanlış: Yapılan çalışmalarda şimdiye kadar koltuk altı ter ve koku gidericiler ile meme kanseri gelişim riski arasında bir ilişki bulunmamıştır. Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü araştırmacılarına göre de bu konuda yeterli bir kanıt yoktur.

“Meme kanseri sadece kadınlarda görülür, erkeklerde görülmez.”

Yanlış. Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Yaşamları boyunca her 8-10 kadından birinde meme kanseri görülür ve yaş ilerledikçe gelişme riski artar.  Erkeklerde meme kanseri nadir de olsa görülmektedir. Yaklaşık olarak her 100 meme kanserinin 1’i erkeklerde görülür. Kadınlardaki belirti ve bulgular ile aynı olmakla beraber; bu konunun farkında olunmaması nedeni ile erkeklerde meme kanseri genellikle ileri evrede tanı konulmaktadır.

Kaynak: Milliyet

Beraber yazalım

Bu blogta yazar olmak ister misiniz? Şayet tüketicilerin bilinçlenmesini önemsiyor ve güçlü bir sesimiz olsun istiyorsanız Tüketici Köşesi yazarı olabilirsiniz. Konu hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

13 Ekim 2012 Cumartesi

30 yaşından önce anne olmak meme kanseri riskini azaltıyor


Ölüm riski yüksek olan meme kanseri birçok kadının korkulu rüyası. Uzmanlar, formda kalmanın yanı sıra 30 yaş öncesi anneliğin de meme kanseri riskini önleyeceğini belirtiyor. Çünkü geç doğum yapan veya hiç doğum yapmayan kadınların vücudu kanserojen maddelerden daha fazla etkileniyor.

Batı ülkelerinde her 8 kadından, Türkiye’de ise her 12 kadından birinde meme kanseri görülüyor. Uzmanlar ise ilk çocuğunu 30 yaşından sonra doğuran kadınlarda meme kanseri görülme oranının 30 yaş öncesine göre 2 kat arttığına dikkat çekiyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Meme Sağlığı Merkezi Başkanı Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras, meme kanserinden korunmanın başında ideal kilonun olduğunu söylüyor. Uras, ideal kiloya sahip kadınların, fazla kilolu olanlara göre menopoz dönemi sonrası meme kanserine yakalanma risklerinin de daha az olduğunu vurguluyor. Kadınların erken dönemde anne olmalarını tavsiye eden Uras, yapılan araştırmalara göre ilk çocuğunu 30 yaşından sonra doğuran kadınlarda meme kanseri görülme oranının 20 yaşından önce doğuranlara göre 2 kat arttığını belirtiyor. Bunun nedenini ise geç doğum yapan veya hiç doğum yapmayan kadınların memelerinin kanserojenik maddelerden daha fazla etkilenmelerine bağlıyor. Uras, meme kanserinden korunmanın püf noktaları için ise bazı tavsiyelerde bulunuyor.



DÜZENLİ SPOR YAPIN

Haftada en az 4 gün spor yapılmasını tavsiye eden Uras, şu önerilerde bulunuyor: Düzenli olarak yapılan spor, kilo kontrolünü sağlıyor ve risk faktörü olan yüksek östrojen düzeyini dengeliyor. Ayrıca bağışıklık sistemini de güçlendiriyor. Çalışmalar, menopoz öncesi dönemde haftada en az 4 gün düzenli olarak spor yapmanın meme kanseri riskini azalttığını gösteriyor. Menopoz sonrası dönemde düzenli olarak uygulanan spor, daha da önemli hale geliyor. Çünkü bu dönemdeki kilo alımı, östrojen düzeyini yükseltiyor ve meme kanseri riskini artırıyor. Kırmızı et kısıtlanarak meyve tüketiminin artırılması çok önemli. Sebze ve meyvelerin içerdikleri antioksidan sayesinde meme kanserinin gelişme riskini yüzde 25 oranında azaltıyor.

ÇOCUĞUNUZU BOL BOL EMZİRİN

Yağ tüketiminin de azaltılması gerektiğine dikkat çeken Uras, çocuğun bol bol emzirilmesi uyarısında bulunuyor: Emzirme hem annenin hem de bebeğin kansere yakalanma riskini düşürüyor. Özellikle bebeğinizin büyümesinde bir sorun yoksa ve doktorunuz gerek görmüyorsa 6 ay sadece anne sütü ile besleyin.

SİGARA VE ALKOLDEN UZAK DURUN

Sigara ve alkol tüketiminin bırakılması uyarısında bulunan Uras, kadınlık hormonu ilaçlarından da uzak durulması gerektiğine işaret ediyor: Kadınlara; yeşil çay, kırmızı ve beyaz turp, şalgam, brokoli, Brüksel lahanası, havuç, kabak, karnabahar, süt ve süt ürünlerini tüketmelerini öneriyoruz. Keten tohumu, tütsülenmiş ve tuzlanmış salamura etlerden de uzak durulması uyarısını yapıyoruz. Ayrıca stresten uzak durmalarını tavsiye ediyoruz.

Kaynak: Zaman

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...