28 Haziran 2012 Perşembe

23 Milyon Ehliyet Değişecek


Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Dairesi Başkanlığı, sürücü belgelerini AB kriterlerine uygun hale getirmek üzere başlattığı çalışmada sona yaklaştı.
Çalışmaların tamamlanmasıyla 23 milyon vatandaşın ehliyeti değiştirilecek. Yeni ehliyetler, Avrupa Birliği  ülkelerinde de geçerli olacak.
Yeni ehliyetlerde sahteciliğin önüne geçilmesi için güvenlik üst düzeyde tutulacak. Ehliyetler, fiziki olarak AB ülkelerinde kullanılan sürücü belgesine uygun olacak.
Polikarbonat malzemeden lazer baskı ile üretilecek sürücü belgeleri, özel renk ve mikro harfler içeren karmaşık bir tasarıma sahip olacak. Kartın içerisinde, ultraviyole ışığa tutulduğunda görülen yazı ve şekiller bulunacak.
Yeni ehliyetlerin gelecek yıldan itibaren verilmesi planlanıyor. Bu ehliyetler, AB ülkelerinde de geçerli olacak.

Kolada Şaşırtan Gerçek


Yapılan araştırmada kolada litre başına 100 gr şeker, 10 mg alkol belirlendi. Fransa'da yapılan bilimsel bir araştırma, şeker deposu kolanın başta obezite olmak üzere, diyabet ve kardiyovasküler hastalıklara yol açtığını ortaya koydu.



"60 Millons de consommateurs" (60 Milyon Tüketici) isimli dergi, Fransa Ulusal Tüketim Kurumu'nun (INC) kolalı içecekler üzerindeki araştırmasının sonuçlarına açıkladı. Dergi, ülkede sağlık tartışmasına yol açan sonuçların "şaşkınlık verici" olduğunu ve bu içeceği tüketenlerin artık daha temkinli olması gerektiği yorumunu yaptı.

Kola Şeker Deposu
En büyük tehlikenin koladaki şeker miktarıyla ilgili olduğunu belirten INC, 19 kola markası üzerinde yaptığı araştırmada; şeker, tatlandırıcı, katkı maddeleri, kafein ve alkole rastladı. Çoğunda litre başına 100 gramdan fazla, yani 20 küpe eşit şekere rastlandı.
"Light" kolada ise; tatlandırıcı miktarının "vücuda zarar verecek kadar çok oranda" olduğu belirtildi.
Bilim insanları, laboratuvardaki incelemede sürpriz bir şekilde tarçın, hindistan cevizi ve turunçgiller gibi bazı bitki ve meyvelerin bulgularını da elde etti. Kurum, bazı insanların bu bitki ve meyvelere karşı alerjik olduğunu hatırlatarak, giderek artan gıda alerjilerinin bir nedeninin de kola olabileceği belirtildi.

Daha önce gazlı içeceklerde bulunduğu bilinmeyen "terpen"in doğal ürün bileşeni olarak aroma vermekte kullanıldığı keşfedildi.
ABD'nin Kaliforniya eyaletinde kanserojen olarak kabul edilen fosforik asit veya amonyum sülfat karamel E150D isimli gıda renklendirmekte kullanılan tartışmalı içeriğin de kola üretiminde kullanıldığı ortaya çıktı.

Çok Düşük Oranda Alkol
En şaşırtıcı veriyse kolada alkola rastlanması oldu. Alkol bu oranının ülkede alkollü içecek kabul edilen %1.2 oranından çok daha düşük, 0.001 oranında olduğunu bildirdi. Bu da litre başına 10 mg alkole karşılık geliyor.

Yeni Seat Toledo geliyor



Seat'ın efsaneleşmiş modellerinden olan Toledo modeli, yeni kasası ile 2013 yılında yollarda olacak.Seat'ın 2 önceki Toledo modeli, o zamanın Audi A3'ü ile aynı iç mekanı kullanıyordu. Eski kasa Leon'un sedan versiyonu olan Toledo, 2 önceki kasasıyla ülkemizde iyi satış adetlerine ulaşmıştı. Fakat ondan sonra çıkan yeni kasa Toledo, istenilen başarıyı sağlayamamıştı. Seat Toledo'nun yeni kasası ortaya çıktı. Avrupa'da 2013 yılında yaygın satışına başlanacak model esasında Ibiza ile Jetta'nın kırması olmuş diyebiliriz.
Jetta'daki gibi 1.2 litrelik TSI 75 PS, 1.4 litrelik TSI 122 PS, 1.6 litre TDI 105 PS ve TDI 90 PS'lik versiyonlarıyla gelecek olan Toledo, iç aksam olarak da yeni Jetta'ya epey benziyor.







27 Haziran 2012 Çarşamba

Tepe Home Bursa mağazası şikayeti

Tepe Home Bursa mağazasından severek beğenerek bir salon takımı aldık. Bir ay sonra mobilyalar geldi. Salonda oturmadığımızdan pek üzerinde oturmadık. Üç dört misafir sonunda doğal olarak ufak tefek bazı lekeler oluştu. Lekeleri çıkarmak için sildiğimizde kumaş deforme oldu. Talimatlara uygun silme işlemi yaptığımız halde kumaş tüyleri kısaldı veya yok oldu. Sabun haricinde hiçbir kimyasal madde kullanmadığımız gibi zorlayarak yıpratarak ta silme işlemi yapmadık. Şikayeti tepe home a ilettiğimizde eksper gelerek bakacak dediler. Eksper geldi. Bir süre sonra kullanıcı hatası diyerek yapacak birşeyleri olmadığını söylediler. Tüketici mahkemesine başvuracağım. Sokağımızdaki bir mobilyacıdan bu mobilyaları almış olsaydık, biz haksız bile olsak hata bile yapmış olsak " olsun abi deforme olan kısımları yenileriz olur biter derlerdi". Marka değeri olduğunu sandığım ve oldukçada pahalı fiyatlarla aldığımız tepe home ürünlerinden memnun değiliz. Hiç kimseye önermiyoruz. Satarken herkes yetkili bir sorun olduğunda herkes bir başkasına atıyor topu. Koskoca mağaza müdürü bile sorumluluk alamıyor. Büyük bir firma ardına saklanmak demek böyle bir şey oluyormuş. Sorun çözmek yok. Satalım parayı alalım yeter. Kesinlikle bu paralara değmez. Pişman olduk. Kullandığınız kumaşlar ile ilgili bilgi veriniz ki insanlar ne aldığını bilsin. Süs eşyası almadık koltuk aldık. Elbette leke olacak elbette silinecek. Kısaca memnun değiliz.

Yücel S.

Panasonic’ten 10 metre su altında çalışabilen Lumix FT4




Panasonic dayanıklı kasa yapısı ile dikkat çeken FT serisinin yeni üyesi Lumix FT4’ü Türkiye’de satışa sundu. Özellikle doğa sporlarıyla ilgilenen fotoğrafseverlerin beğenisine sunulan Panasonic Lumix FT4, suya, toza ve soğuk hava koşullarına dayanıklı kasasıyla göze çarpıyor.  10 metre su altında fotoğraf çekebilen Panasonic Lumix FT4, -10 dereceye kadar ısıya dayanabildiği gibi 2 metre yükseklikten düşüşlerde bile sorunsuzca çalışmaya devam ediyor.


Toz, kir ve taneciklerin bulaşmasını önleyen kasa yapısına sahip Panasonic FT4′te pusula, GPS, altimetre ve barometre gibi özellikler de yer alıyor. Panasonic Lumix FT4 dijital fotoğraf makinesi 12,1 megapiksel çözünürlüğünde Hi-Speed CCD görüntü sensörüne, Leica DC Vario-Elmar objektife ve gelişmiş seviyede LSI Venus Engine görüntü işleme motoruna sahip. Full HD video da kaydedebilen Panasonic Lumix FT4’ün Türkiye satış satış fiyatı 1.169 TL.


Süleyman Yaşar: Tüketiciye CHP tuzağı


Yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) 1 Temmuz'da yürürlüğe girecek. Yeni yasayı daha uygulanmadan değiştirmek isteyen baskı grupları öyle yoğun bir çalışma içinde ki, bu enerjiyi kendi şirketlerini, hesaplarını ve üretimlerini düzeltmek için harcasalar, inanın Avrupa Birliği'ne uyumlu bu yasayı değiştirtmeye ihtiyaç duymazlardı. Yeni TTK'yı uygulayarak Türkiye toplumuna hayırlı bir iş yaparlardı. Ama onlar eski Türkiye'nin devam etmesini istiyor. Kayıt dışı sürsün, vergiyi tükettiği mal üzerinden yine vatandaş ödesin, bozuk mal ve hizmet karşısında da hiç hakkını arayamasın.

Oysa TTK değiştirilmeden yürürlüğe girerse, her şeyden önce gıda sahtekârlıkları ve çocukları kanser yapan giysilerin satılması önlenecek. Çünkü bu ülkede etiketinde dana eti yazıp tavuk, at, eşek eti satanlar ve insanlara bunların kemik tozlarını yedirenler var. Hatta dana etli diyerek vatandaşa domuz etli pide yedirenler de var. Kanserojen madde içeren çocuk giysileri satanlar var.



İşte yeni TTK değiştirilmeden yürürlüğe girerse, şirketlere internet sitesi kurma zorunluluğu geleceğinden ve fatura üzerinde şirket yöneticilerinin isimleri yazılacağından gıda sahtekârlığı yapmak zorlaşacak. Çünkü şeffaflık gelince sahte gıda satmaya, kanserojen içerikli elbise pazarlamaya kimse pek cesaret edemeyecek.

Tüketici kendisini kandıran, sağlığını bozan kişileri takip edebilecek ve bunlara karşı hakkını arayabilecek. Ama maalesef bazı sermayedarların yaptığı baskılar sonucunda yeni TTK daha yürürlüğe girmeden, tüketiciyi koruyan hükümleri değiştirilecek herhalde.

Gelelim TTK'nın değişmesini isteyenin asıl kim olduğuna... Belki şaşıracaksınız ama yeni TTK'nın yürürlüğe girmeden değişmesini isteyenin ana muhalefet partisi CHP olduğu ortaya çıktı.

Dün Dünya gazetesine bir röportaj veren CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak "TTK'nın değişmesi için biz üç ay önce kanun teklifi hazırladık. Bu kanun TEPAV'ın araştırmasına göre işletmelere 4.7 milyar lira yük getiriyor" diyor.

Bir sol parti için ne yaman bir çelişki! Eski düzenin tüketiciye ve vatandaşa getirdiği yükü hiç dikkate almıyor, yeni kanunun şirketlere getirdiği yükü dikkate alıyor.

Anlayacağınız Öztrak'a göre, çocukların kanser olması, dana eti yerine at, eşek, domuz eti ya da tavuk derisi yedirmenin insanlara, insanlığa ve ekonomiye hiçbir maliyeti yok.

Çocuklar kanserden ölebilir, işte size "sol" zihniyet. Oysa Öztrak biraz düşünce sınırlarını zorlayıp TOBB'un kuruluşu TEPAV'ın ötesine gidebilse, kanser olan ya da sahte yiyecek nedeniyle sağlığı bozulan insanların ekonomiye maliyetinin çok daha yüksek olduğunu görebilir. TTK'yı değiştirtmeye çalıştıklarına göre, CHP için önemli olan herhalde bazı sermayedarların çıkarı.

Gelelim CHP'nin şirketlerin hortumlanması karşısındaki tutumuna. Bilindiği gibi TTK'nın önemli maddelerinden biri de şirketlerin sahiplerince soyulmasını önlemek! Yani hortumlamaya son veriyor.
Şimdi CHP işte bu maddeye de karşı ve yeni TTK'yı değiştirterek aslında hortuma devam diyor. Kısacası CHP "ben solcuyum" diyor ama solculukla alakası olmayan işler yapıyor. Hatırlarsınız Sosyalist Enternasyonal bile CHP'yi üyelikten atıp yerine AK Parti'yi almak istemişti. CHP'nin TTK'ya karşı tutumu Sosyalist Enternasyonal'i bir kez daha haklı çıkardı. "Solcuyum" deyip tüketiciye karşı, çocuklara karşı bazı sermayedarlar savunulur mu? Ama bizdeki solculuk böyle işte. Prof. İdris Küçükömer'in Düzenin Yabancılaşması kitabında söylediği gibi, "aslında Türkiye'de solcuyum diyenler statükocu ve sağcı. Sağda olanlar ise değişimden yana ve solcu."

Buradan AK Parti'ye de seslenmek gerekiyor. CHP'nin oyununa gelip tüketiciyi koruyan, şeffaflık getiren, hortumu önleyen yeni TTK'yı değiştirirseniz bir müddet sonra CHP sizi suçlayacaktır. "Kanunu onlar değiştirdi. TTK'yı kayıt dışına çıkmak ve kara para aklamak için kanun daha uygulanmadan değiştirdiler" diyecektir.

Aman dikkat edin. Çünkü TTK'nın değiştirilmesi için öne sürülen gerekçelerin hiçbiri doğru değil. Bilgi kirliliği yaratılarak kafalar bulandırıldı. Eski TTK'da zaten var olan hapis cezaları yeni konmuş gibi gösterildi. Temcit pilavı gibi öne sürülüp korku yaratılan tabela asmayana hapis cezası eski TTK'nın 40, 41 ve 53'üncü maddelerinde 1957'den beri zaten var.

Bir de yeni TTK için "ekonomiyi yavaşlatacak" deniyor. Oysa tam tersi ekonomiyi hızlandırır. Çünkü şirketten para çeken, şirketin içini boşaltan patron aslında kurumsal tasarrufları azaltıyor. Böylece yatırımı engelliyor.

Ayrıca yeni kanunun getirdiği şeffaflık düzgün çalışmayı gerektirir. Yeni kanunun şirketlere getirdiği internet sitesi açma zorunluluğuna karşı çıkanların gerekçesi olan "patronun karısı internette bilançoyu görecek, pırlanta küpe isteyecek" masalları hiç inandırıcı değil. Bir tacirin karısı, bilançoyu görüp pırlanta küpe, yüzük istiyorsa, zaten o evlilikle ticaret bir arada yürümez. Böyle tuhaf gerekçelere sığınmak komik oluyor.

Lafı uzatmadan söyleyelim, değişimin partisi AK Parti, statükonun partisi CHP'nin tuzağına düşmemeli.
NOT: Sıcaklıkların yükseldiği şu günlerde sokak hayvanları bir yudum su bulamayarak can veriyorlar. Herkesin kapısının önüne 1 kap su koyması çok önemli.

Süleyman Yaşar - Sabah - 19/06/2012

26 Haziran 2012 Salı

Hizmet alımlarında sözleşmenin önemi

Tülay Akın tarafından iletilen şikayete göre evinin güve temizliği için bir şirketi aramış ve ilaçlama yapmışlar. Ancak sonuç almayınca ilaçlama şirketini tekrar çağırmış ve yeniden ilaçlamışlar. Güvelerde hiç bir azalma olmadığını gören Tülay Akın şirketi tekrar aramış ve ilaçlamanın etkili olmadığını dile getirmiş ama ilaçlama şirketi tekrar gelmeleri halinde ücret alacakları söylemişler.

Bu tür durumlarda hakkınızı arayabilmeniz için öncelikle sizin bu firmadan hangi şartlar altında hizmet aldığınızı belgelemeniz gerekir. Fatura ya da fiş tek başına yeterli olmayabilir. Çünkü hak aramanız halinde hizmet aldığınız firma sizin güvelerin temizlenmesiyle ilgili bir talebiniz olduğunu reddedebilir. Hizmet alımlarında hizmeti hangi şartlar altında aldığınızı ve karşılığında ne kadar ücret ödediğinizi ya da ödeyeceğinizi belirten bir sözleşmenin mutlaka imzalanması gerekir. Belki halı yıkatmak için halıları teslim ettiğiniz firmayla ya da balkonunuzu camlatmak için anlaştığınız firmayla da bu tür sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Hizmetten memnun kalmazsanız ne yapacaksınız? Tüketici sorunları hakem heyetine başvurabilirsiniz elbette ama hakkınızı arayabilmeniz için sözleşme, fiş ya da fatura gibi belgelere ihtiyacınız olacaktır.

Böcek özü karmin katkılı gıdalar raflarda


Geçtiğimiz günlerde, Starbucks'ın, çilekli Frappuccino içeceklerinde hayvansal boya maddesi olan karmini kullandığını kabul etmesiyle farklı gıda maddelerinde kullanılan karmin yeniden tartışmaya açılmış oldu. Market raflarında yer alan ve hammaddesi böcek olan karmin maddesini içeren ürünlerin üreticilerinden konuyla ilgili açıklama gelmiyor. Uzmanlar, karmini en fazla kullanan markaların başında Ülker, Kent, Eti, Dr Oetker, Danone, Pınar, CocaCola, Pepsi, Algida, Unilever, P&G, Capy, Panda, Nestle, Kraft, gibi markaların geldiğini belirtiyorlar.


Pembe renkli ürünlerde renklendirici olarak kullanılan karmin, Meksika ve Peru'da yetişen ve besin maddesi kaktüs olan Coccus adlı böceğin dişisinin kurutulup öğütülmesi ile elde ediliyor. Hammaddesi böcek olan karmin içerikli ürünler, Türkiye'de de birçok firmanın ürettiği bisküvi, sakız, meyveli yoğurt, çilekli çikolata, meyveli süt, dondurma, reçel, soslar, meyve suları, et ürünleri, şekerleme gibi bir çok gıda ürününde kullanılıyor.

Hatta sadece Türkiye gıda sektörü bu maddeden yılda 50 ton civarında ithal ediyormuş. Fakat tükettiğiniz ürünlerin paketlerinde “karmina” ibaresini aramayın çünkü firmalar bu maddeyi tanımlamak için E120 kod adını kullanmayı tercih ediyorlar.




Karmin (Cochineal) Böceği Nedir?


Gıda renklendiricisi olarak kullanılan genellikle kahverengi ve kırmızı arası renklerin elde edildiği bir böcektir carmin. Cochineal (Dactylopius coccus), Dactylopi familyasından değişik kaktüslerde parazit olarak yaşar. Çok eski yıllardan beridir bilinen ve kullanılan böcektir.

Avrupa’ya 16. yüzyılda gelmiştir ve başta çeşitli gıda maddelerine renk vermenin yanı sıra tekstil, kozmetik sanayinde de kullanılmaya ve yaygınlaşmaya başlamıştır. Karmin bu böceğinin dişilerinden veya yumurtalarından çıkartılan bir renk pigmentidir.


Bu böcek türü Kanarya Adaları’nda ve Meksika’da yaşayan bir böcektir. Doğal ortamında çoğaldığı gibi kültürel olarak da yetiştirip ticareti yapılmaktadır. Cochineal böceği için özel tarlalar kurulur. Bu böcekler ve larvaları, Meksikalı köylüler tarafından toplanır. Kurutulduktan sonra öğütülüp un haline getirilerek renklendirici madde olarak kullanılır.



Karmin Nerelerde Kullanıır?


Böcekten elde edilen karmin maddesi gıda renklendirme ajani olarak kozmetiklerde, ilaç sanayiinde ve boyacılıkta kullanılmaktadır. Etleri, sosları, kırmızı deniz ve işlenmiş kanatlı ürünleri de içine alan geniş bir gıda ürünü yelpazesinde kullanılan karmin; sosisler ve işlenmiş kümes hayvanı gibi et ürünlerinde, meyve preperatlarında, reçel ve marmelatlarda, koruyucularda, sucuk, salam, jelatinli tatlılarda, pasta ve fırın ürünlerinde, dondurmalarda, şekerlemelerde ve süt ürünlerinde de doğal renklendirici olarak bulunabilir.
Bilindiği gibi dinimizde haşarat (haşereler)ın tüketilmesi caiz değildir.


Starbucks'tan kırmızı böcek itirafı



Dünyanın en büyük kahve şirketlerinden Starbucks'ın 'frappucino' adlı içeceğin renklendirilmesinde kırmızı böcek kullanıldığı ortaya çıktı. Amerikalı kahve şirketi Starbucks, ürünlerinden 'çilekli frappucino'da "cochineal" olarak bilinen bir çeşit kırmızı böcek (bit) kullandığını kabul etti. Hiçbir hayvansal ürün kullanmayan tüketiciler (veganlar) tarafından kurulan internet sitesi ThisDishIsVeg.com, daha önce kullanıcılarını frappucino içmemeleri konusunda uyarmıştı. İnternet sitesinden yapılan açıklamada çilekli frappucino'nun bitkisel bir içecek olmadığı, yapımında böcek kullanıldığı belirtilmişti.

Bu iddiaya ve sonrasında artan tepkilere Starbukcs'tan cevap geldi. Böcek kullandığını itiraf eden Starbucks yönetimi, suni kimyasal renklendiricilerin sağlıklı olmamasından dolayı böyle bir yola başvurduklarını ifade etti. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi'nin (FDA) bu maddenin kullanımına izin verdiğinin altını çizen yetkililer, alternatifler üzerinde çalıştıklarını belirtti.



Altın değerindeki böcek

Kolanın, sosisin, rujların, allıkların ve daha birçok ürünün rengini borçlu olduğu cochineal böceği fiyatları ile altına kafa tutuyor. Kaktüslerin üzerinde asalak olarak yaşayan cochineal böceği, karaborsaya düştü... İşlenmiş cochinealin kilosu son bir yılda 2'ye katlandı... "Bu kimi ilgilendirir?" demeyin, dünyada kolaya renk veren böcek olarak efsanevi bir ün yapan cochineal, gıdadan kozmetiğe kadar birçok sektörün 'canı kanı' gibi. O olmadan ne sosisin rengi pembe, ne rujlar rengârenk, ne de kolalar şu anki renginde olabilir. 




TÜRKİYE'DE SATILAN VE KARMİN İÇEREN BAZI GIDALAR

SÜTLÜ GIDALAR

Danette, çilek aromalı puding, Danone

Çilek aromalı süt, Danone

Çilekli süt, Pınar

Çilekli puding, Ülker


SAKIZ

Vivident xylit Cube, nar ve fuji elma aromalı şekersiz tatlandırıcılı sakız

Vivident xylit Aqua Gum, meyve aromalı şekersiz tatlandırıcılı sakız

Vivident xylit 2 Fruit, çilek aromalı şekersiz tatlandırıcılı sakız

Big babol çilgın meyveler balonlu mega draje sakız

Şıpsevdi, meyve aromalı şekerli balonlu sakızlar, Kent

Bubbaloo Mega, karışık meyve ve kola aromalı şekerli balonlu sakızlar, Kent

First, tatlı & ekşi çilek aromalı tatlandırıcılı şekersiz draje sakız, Kent


ŞEKERLEME, BİSKÜVİ, KEK, GOFRET VE SOSLAR

Jelibon, karışık meyve aromalı yumuşak şeker, Kent

Pop Tip, Ahududu aromalı draje şeker, Kent

Böğürtlenli sos, Dr. Oetker



Kaynaklar:
http://www.thelira.com/haber/85056/bocekli-urunler-ile-ilgili-ses-yok
http://www.helalplatform.com/
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1267354&title=starbuckstan-kirmizi-bocek-itirafi
http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=326640
http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2011/09/14/altin-degerindeki-bocek



Tarkan'ın yeni klibi: "Aşk Gitti Bizden"

Tarkan'ın yeni şarkısı "Aşk Gitti Bizden" bu yazın bombası olmaya aday... Tarkan, "Aşk Gitti Bizden" ile Ozan Çolakoğlu’nun “01” isimli albümünün çıkış şarkısına imza attı. Şarkının, söz ve müziği Tarkan'a, düzenlemesi Ozan Çolakoğlu’na ait...



27 Haziran'da Nancy Ajram Konseri


Büyüleyici sesi ve yüksek sahne performansıyla Arap dünyasının son yıllardaki en büyük yıldızlarından Nancy Ajram, İstanbul Shopping Fest kapsamında İstanbul’da!

Nancy Ajram'ı kısaca tanımak gerekirse… Beyrut’ta 1983 yılında dünyaya gelen Ajram müzikle dört yaşında tanıştı. Sekiz yaşındayken katıldığı UNICEF Çocuklar Şarkı Yarışması’nda ilk ödülünü kazandı. Onun müziğe olan tutkusunu keşfeden baba Nabil Ajram ise bu konuda sanatçıyı her zaman cesaretlendirip destekleyerek, hayallerini gerçekleştirmesinin önünü açtı. Sanatçı henüz 12 yaşındayken katıldığı “Noujoum Al Mostakbal” (Geleceğin Yıldızları) yarışmasında altın madalya kazandı.



Nancy Ajram genç yaşına rağmen olağanüstü müzik yeteneğiyle henüz 18 yaşına gelmeden müzik dünyasının profesyonel isimleri arasına girdi. Ajram’ın 1998 yılında çıkan ilk albümü Mouhtagalak’ı, 2001’de çıkan Shil Oyounak Ani albümü izledi. Nancy Ajram’ın geniş kitlelerin gönlüne taht kurduğu albüm çalışması ise 2003 yılında dinleyicilerle buluşan Ya Selam adını taşıyordu. Artık Nancy Ajram şarkıları milyonların dilinde ve gönlündeydi. Bu albüm aynı zamanda sanatçının Arap dünyasının dışına da açılmasının başlangıcı oldu. Uluslararası kamuoyunda bilinirliği giderek artan Ajram 2005 tarihli Ah w Noss, ve 2006 çıkışlı YaTabtab albümleriyle zirveyi yakaladı.

Doğu Akdeniz'in İncisi
Güncel Arap müziğinin en sevilen seslerinden biri olan Nancy Ajram’ın ülkemizde de çok sayıda dinleyeni bulunuyor. İstanbul Shopping Fest de dünyaca ünlü sanatçıyı 27 Haziran 2012 tarihinde İstanbul'da ağırlıyor. Ajram'ın konseri 27 Haziran'da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde; biletler ise biletix'te.

Kartını kullanan kazanacak

Alışveriş, kültür ve eğlence festivali İstanbul Shopping Fest’in bu sene de önemli sürprizlerinden biri çekiliş kampanyası! Festival süresince kredi kartı ya da banka kartıyla her 25 TL’lik alışveriş karşılığında bir çekiliş hakkı kazanacak olan tüketiciler, ev otomobil ve iPad’e kadar pek çok şeye sahip olma fırsatından yararlanabilecekler.

9-29 Haziran 2012 tarihleri arasında sürecek olan kampanya, İSF’nin sonunda noter huzurunda yapılacak çekilişle belirlenecek şanslı kişilere 1 adet Garanti Koza’nın Koza Evleri projesinden 3+1 ev, 3 adet Mercedes marka B serisi otomobil ve 21 iPad 2’den birini kazandıracak.


İstanbul’un festival coşkusunu rengarenk yaşayabilmesi için özel tasarımlarla ve ışıklandırmalarla süslenecek olan cadde ve sokaklar, ünlü sanatçıların konserleri,  sokak partileri, sürpriz eğlenceler, moda gösterileri ile İSF boyunca İstanbullulara ve diğer konuklarına ev sahipliği yapacak.  Birbirinden güzel hediyeler, kampanyalar ve çekilişlerle de sürpriz heyecanlar yaşatacak olan festival, sezon ürünlerindeki indirimler, AVM’lerde düzenlenecek alışveriş partileriyle İstanbul'u bir kez daha yıldızlaştıracak.

İstanbul Shopping Fest Çekiliş Kampanyası, BKM adına TSM Danışmanlık Organizasyon ve Pazarlama A.Ş. tarafından 9-29.Haziran.2012 tarihleri arasında Milli Piyango İdaresi’nin 15.05.2012 tarih B.07.1.MPİ.0.13.04.00-255.01.02/1483-5886 no’lu izniyle düzenlenmektedir. Söz konusu tarihler arasında kampanyaya katılma taahhüdü veren AKBANK T.A.Ş.;ALBARAKA TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş.;ALTERNATİFBANK A.Ş;ANADOLUBANK A.Ş.;ASYA KATILIM BANKASI AŞ., CITIBANK A.Ş.;DENİZBANK A.Ş.;EUROBANK TEKFEN A.Ş.;FİBABANKA A.Ş.; FİNANSBANK A.Ş.;GARANTİ BANKASI A.Ş.;HSBC BANK A.Ş.;ING BANK A.Ş.;KUVEYT TURK KATILIM BANKASI A.S.; ŞEKERBANK T.A.Ş.;T. HALK BANKASI A.Ş.;T. İŞ BANKASI A.Ş.;T. VAKIFLAR BANKASI T.A.O.;T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.;TEKSTİL BANKASI A.Ş;TURKISH BANK A.Ş.;TURKLAND BANK A.Ş.;TÜRK EKONOMİ BANKASI A.Ş.;TÜRKİYE FİNANS KATILIM BANKASI A.Ş. ;YAPI KREDİ BANKASI A.Ş.’den alınmış banka kartı ve/veya  kredi kartı ile İstanbul ili ve ilçe sınırları içerisinde bulunan,banka kartı ve kredi kartı ile satış yapan tüm noktalardan tek seferde 25 TL ve katları tutarında (her 25 TL ye 1 çekiliş hakkı) alışveriş yapan bireysel müşterilerine hak ettikleri kadar katılım hakkı verilecektir. Çekiliş; 12.07.2012 tarihinde saat 14:00 de Levazım Mahallesi Korukent Sitesi D Blok Zemin Kat Levent İstanbul adresinde halka açık şekilde yapılacaktır. 1 kişiye Garanti Koza Evleri projesinden 3+1 apartman dairesi, 3 kişiye Mercedes Otomobil ve 21 kişiye Bilkom’dan iPad-2 hediye edilecektir. Kazananların Listesi 15.07.2012 tarihlerinde Habertürk Gazetesinde ilan edilecektir. Asil ve yedek talihlilere posta yolu ile tebligat yapılacaktır. Talihlilerin en son başvuru tarihleri asiller için; 30.07.2012 yedekler için; 14.08.2012’dir. 18 yaşından küçükler, TSM Danışmanlık Organizasyon ve Pazarlama A.Ş çalışanları ve tüzel kişiler kampanyaya katılamaz, katılmış ve kazanmış olsalar bile ikramiyeleri alamazlar. Bir kişi birden fazla ikramiye kazanamaz. İkramiyeye konu olan eşya ve/veya hizmetin bedeli içinde bulunan KDV+ÖTV gibi vergiler dışındaki vergi ve diğer yasal yükümlülükler talihliler tarafından ödenir.

A sınıfı altındaki buzdolabı satışı yasak


Yüksek Denetleme Kurulu'nun bu yılın Şubat ayında kabul ettiği Enerji Verimliliği Strateji Belgesi uyarınca 1 Temmuz'dan itibaren A sınıfının altındaki buzdolaplarının satışı ve ithalatı yasaklanacak.



Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Aydilek, Türkiye'deki toplam enerji tüketiminin yüzde 24'ünün konutlarda gerçekleştiğini ve konutlardaki toplam tüketimin yarısının da beyaz eşyalardan kaynaklandığını söyledi.

Enerji verimliliği konusunun Türkiye'nin enerji ihtiyacı düşünüldüğünde cari açığa bile etki edecek önemde olduğunu dile getiren Aydilek, ''Beyaz eşyaların konutlarda tükettiği enerjinin yüzde 60'ı buzdolabından kaynaklanıyor. Yani Türkiye'nin toplam tüketiminin yüzde 7'si buzdolaplarından kaynaklanıyor'' dedi.

1990'lı yıllarda C sınıfı bir buzdolabının yılda 840 kilowatt enerji tükettiğini kaydeden Aydilek, 1 Temmuz'dan itibaren A sınıfının altındaki buzdolaplarının satışının yasaklanacağını hatırlattı.

Atatürk Barajı'nın üretimi kadar tasarruf

Aydilek, ''Bugün Türkiye'deki hanelerde toplam 24-25 milyon buzdolabı var. Bunun 15 milyon kadarı B-C sınıfı arasında değişiyor. Belki 15 milyon buzdolabının tamamını değiştirmek mümkün değil ama bu buzdolaplarını A sınıfı ile değiştirmek mümkün olsa her yıl Atatürk Barajı'nın yıllık üretimi kadar enerji tasarrufu sağlarız'' diye konuştu.

Dernek üyesi firmaların uygulamaya karşı hazırlıklı olduğunu belirten Aydilek, firmaların bayilere A sınıfının altında buzdolabı satışı yapmadıklarını bildirdi.

Elinde A sınıfının altında buzdolabı bulunan bayilerin durumlarını da değerlendiren Aydilek, ''1 Temmuz'a kadar bu tip ürünleri satamayan bayiler satışa devam edebilirler. Ama o tarihe kadar bu sınıftaki ürünlerin satılacağını tahmin ediyorum'' ifadesini kullandı.
Kaynak: AA

25 Haziran 2012 Pazartesi

Lady Gaga'nın 'Meşhur' Parfümü

 Müzik ve şov sahnelerinin son yıllardaki en çılgın isimlerinden biri olan Lady Gaga'nın parfüm çıkaracağı son zamanlarda sıklıkla konuşuldu. İşte şimdi bu parfümün detayları ortaya çıktı ve 'Fame' kendisini bizlere gösterdi! Şişesini müzisyenin yakın bir arkadaşı da olan ünlü moda fotoğrafçısı Nick Knight'ın tasarladığı parfümün notaları arasında ise orkide, kayısı, safran ve bal özü gibi aromalar yer alıyor. Ya da şişede kendi anlatımıyla: ''Belladonna'nın gözyaşları, kalbi kırık bir kaplan orkidesi, tütsü kokusunun siyah damarıyla birlikte, kayısı ve ona eşlik eden safran ve bal damlası esansları…"





SunExpress rötar şikayeti

16.06.2012 tarihinde İstanbul Sabiha Gökçen'den saat 19:45'te bodrum istikametine kalkacak olan SunExpress hava yolları uçağımız 21:30'a ertelenmişti. Bahsi geçen firmanın bilet işlemlerini rahat yürütülmesi amacı ile uçak saatinden 1 saat önce hava alanında bulunmaktaydık. Gerekli tüm işlemleri tamamladıktan sonra kısa bir süre sonra kalkması gereken uçağımızın bir kez daha rötar yaptığı anonsu yapıldı ve uçağımız 22:30 saatine tekrar ertelendi. Bu süreçte yapılan tek açıklama hava şartları oldu. Maalesef gidiş dönüş almış olduğumuz SunExpress hava yollarına ait 23.06.2012 tarihindeki uçağımız normal saati ile 21:40 saatindeydi.Uçağımızın 23:10 saatine ertelendiği haberini aldık. Buna göre mevcut saatten 1 saat önce hava alanına geldik. Tekrar gerekli işlemleri yaptırmamızın ardından uçağın kalkış saatini beklemeye başladık. Saat 23:00 da yapılan bir anons ile uçağın tekrar rötar yaptığını ve uçak saatinin saat 00:30'a ertelendiğini öğrendik. Sonrasında son belirtilen saatin gelmesini beklerken,söylenilen saate 10 dakika kala üçüncü rötar anonsu duyuldu ve uçağın saat 02:00'de kalkacağı söylendi. Artık gerilmiş ve yıpranmış sinir , yorgunluk ve o kadar saat orada kalma sonucunda bir yetkili ile konuşmak için SunExpress gişesindeki görevlilere başvurduk. Bizim sorduğumuz soru karşısında görevlinin verdiği tek yanıt uçağın kalkış yapamadığı ve bizimle muhattap olabilecek bir SunExpress yetkilisinin olmadığıydı. Bodrum Milas Hava Alanında SunExpress acentası, bilet satış noktası yok bu nedenle herhangi bir yetkili burada bulunmamakta cevabı aldık. Saat 02:00 de  SunExpress  yerine  Atlas jet uçağı ile Saat 03:1'te Sabiha Gökçen Havaalanına indik. Bu durumda normal uçak saatimiz 21:40 iken biz 02:00'da hareket ettik Bodrum Havaalanı'ndan. Hava yolları taşımacılığında bildiğim kadarı ile rötar saati 2 saati geçmemeli. Bu konu ile ilgilenilmesini ve gerekli bilginin tarafıma iletilmesini rica ederim.


Eylem SALMAN

Konu ile ilgi yazımız ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün havayolu ile seyahat eden yolcuların haklarına dair yönetmelik size yardımcı olacaktır.

Rötarlı uçuşlarda yolcuya 100 euro tazminat


Ocak 2012 itibariyle uçak yolcularına AB standartlarında hizmet geldi. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün yayımladığı yönetmelikte, havayolu ile seyahat eden yolcuların hakları belirlendi. Yolcular, seferi iptal edildiğinde mesafeye göre 600 euroya kadar kadar tazminat isteyebilecek, rötar yapması halindeyse ise şirketten konaklama hizmeti talep edilebilecek. Rötarlarda ise100 euroya kadar tazminat ödenecek. Bekleyen yolculara havayolu şirketleri yemek verecek. 



Havayolu işletmeleri, izin almadan yolcuları kabul etmeyebilecek. Bunun için yolcuya iç hatlarda 100 euro tazminat, bir sonraki uçak seferlerinde yer ayırma ve bekleme süresine göre içecek ve yemek ikramı yapmak zorunda olacak. Dış hatlarda para kilometreye göre belirlenecek.

Yolcular uçuştan 7 gün öncesinde iptalden haberdar edilmedikleri, kendilerine gidecekleri yere en fazla 4 saat sonra ulaşmalarına olanak veren güzergah değişikliği teklif edilmediği sürece 100 euro tazminat alacak.

Havayolu işletmesi uzaklığa göre 2 ile 4 saat arasında uçağın ertelenmesini beklediğinde yolculara çay-kahve ikramından para iadesine kadar gerekli hizmetleri sunacak.

Uçağın kalkışı 24 saat ve sonrasına ertelendiğinde, havayolu şirketi yolcuları otelde veya uygun bir konaklama tesisinde ağırlayacak.

Gecikme en az 5 saat olduğunda, yolcunun sayahati tamamlamasının anlamı kalmadığında, bilet ücretinin 7 gün içinde iade edilmesi gerekecek. Havayolu şirketi yolcunun seyahatinin ilk başlangıç noktasına dönüşünü ücretsiz sağlayacak.

YOLCU HER ZAMAN HAKLI OLACAK

Yeni yılda yürürlüğe girecek yönetmeliğe göre; yolcunun, biletin satın alındığı hizmet sınıfından daha alt bir hizmet sınıfına yerleştirmesi durumunda, bilet ücretleri arasındaki fark iade edilecek.

PARA İADESİ

Buna ilava olarak; bin 500 kilometre veya daha kısa uçuşlar için bilet ücretinin yüzde 30'u, bin 500 ile 3 bin 500 kilometre arası uçuşlar için bilet ücretinin yüzde 50'si, 3 bin 500 kilometreden daha uzun uçuşlar için bilet ücretinin yüzde 75'i, 7 gün içerisinde nakit olarak veya banka aracılığı ile ödenmesi zorunlu olacak.


5 SAATLİK RÖTARDA BİLET ÜCRETİ İADE EDİLİR

Rötar asgari 5 saat olursa ve yolcu için planlanan seyahat anlamsız hale gelecekse, bilet ücreti en geç 7 gün içinde iade edilir. Ayrıca yolcunun seyahatinin ilk başlangıç noktasına ilk fırsatta dönmesini sağlayacak bir dönüş uçuşu da ücretsiz olarak sağlanır. Özellikle uçuş öncesi "check-in" işlemi sırasında, "Uçağa kabul edilmediğiniz, uçuşunuz iptal edildiği veya en az iki saat tehir edildiği takdirde, alacağınız hizmetler ile ilgili haklarınızı belirten metni check-in kontuarından veya uçağa biniş kapısından isteyiniz." ifadesini içeren Türkçe ve İngilizce okunaklı bir yazının yolcular tarafından açıkça görülebilmesi şartı getirildi.


Havayolu İle Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmelik (SHY-Yolcu)

SunExpress'ten 24 saatlik rötar


Adana’da sabah saat 07.55’te İzmir’e doğru uçuşa geçmesi gereken uçakta teknik arıza yaşanınca yolcuların da çileli bekleyişi başladı.

Uçuş yaklaşık 15 saat sonrasına ertelendi, ancak arıza giderilemeyince uçak 3 kez daha rötar yaptı. Yolcular, ilk uçuş saatinden neredeyse bir gün sonra İzmir’e doğru yola çıkınca isyan etti.



Edinilen bilgiye göre; bu sabah saat 07.55’te Adana Şakirpaşa Havaalanı’ndan İzmir’e doğru uçuşa geçmesi beklenen SunExpress’e ait uçak, teknik arıza nedeniyle havalanamadı. Söz konusu arıza giderilemeyince yolculara uçuşun iptal edildiğini ve yapılan rötarın ardından ilk uçuşun da saat 22.45 olduğu bilgisi verildi. Bunun üzerine yolcuların Şakirpaşa Havaalanı’ndaki çileli bekleyişi de başladı. Yaklaşık 15 saat boyunca havaalanında bekledikten sonra uçağa alınmayı bekleyen yolcular, bir şok daha yaşadı. Uçaktaki teknik arızanın henüz giderilemediği ve uçuşun 23.05’e ertelendiği bizzat havaalanındaki yetkililer tarafından yolculara bildirildi. Bu duruma tepki gösteren vatandaşlar ile yolcular arasında tartışma yaşandı.

“UÇAK SÜREKLİ RÖTAR YAPIP DURUYOR HALİMİZ NE OLACAK BİLMİYORUZ”
Uçağın yolcularından Halis Yay, buna rağmen uçağın 3. kez rötar yapacağı ve kalkış saatinin bu kez de 23.40’a ertelendiğini, bu durumun nedenini sorduklarında ise kendilerine; ‘teknik arıza’ yanıtı verildiğini anlattı. Yay, “Benim biletim sabah saat 07.55’te idi, ancak şu an saat 00.30 olmuş ve ben hala havaalanında uçağın kalkmasını bekliyorum. Uçak bozuldu diyerek, sürekli rötar yapıp duruyorlar. Bu duruma açıkçası biz de anlam veremedik. Bize sabaha karşı saat 02.30’da uçağın kalkacağı sözünü verdiler. Bekliyoruz bakalım ne olacak” dedi. Serhat Işık, herhangi bir firma yetkilisine ulaşamadıkları gibi sorunu ilgili mercilere iletmelerine rağmen, herhangi bir çözüm yolu da bulamadıklarını dile getirdi.

“SAATLERDİR BEKLEYİP DE BEBEĞİNE MAMA BULAMAYAN YOLCULAR VAR”
Işık, “Bize; ‘Başınızın çaresine bakın’ diyorlar. Burada çoluğu çocuğu olanlar var, bebeğine mama bulamayanlar var. Saatlerdir burada çaresiz bir şekilde bekliyorlar” ifadesini kullandı. Bebeği ile birlikte adeta havaalanında perişan olduğunu kaydeden Merve Uysal, “Bizim için çok oluyor. Ne zamandır bekliyoruz. Teknik arıza var diyorlar ama bekleyip duruyoruz” diye konuştu. Karayolu ile önce Hatay’ın İskenderun ilçesinden Adana’ya, buradan da havayolu ile İzmir’e gitmeyi planladığını anlatan Deniz Harus ise, “Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Ailemle birlikte burada havaalanında perişan olduk. Saatlerdir bekliyoruz” diye konuştu.

Kaynak: http://www.airporthaber.com

24 Haziran 2012 Pazar

Hangi numara hangi operatöre taşınmış?

Tüm sabit hat ya da cep telefonu (GSM) numaralarının taşınıp taşınmadığını, taşındıysa hangi operatörden hizmet aldığını Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun buradaki sayfasından sorgulayabiliyorsunuz.

Avea şikayeti

Yaklaşık 10 yıldır Avea faturalı hat müşterisiyim. Ödediğim ücretlerin yüksek olmasından ve hattımın çekim kalitesinden memnun olmadığım için hattımı iptal ettirmek için faturalandırma döneminin son günü olan 22.06.2012 tarihinde saat 18.09 da müşteri hizmetlerini aradım. Zaten müşteri temsilcisine ulaşmak o kadar zor ki; yaklaşık 20 dakika müzik dinlettiler. Pes etmedim bekledim ve talebimi dile getirdim.

Uzun süreden beri faturalı hat sahibi olmamdan dolayı hattımın iptali yerine faturasız hatta geçiş yapabileceklerini ve 20 TL de hediye edeceklerini söylediler. Tamam dedim ve kabul ettim. Nasıl olsa kullanmazsam kendiliğinden kapanır dedim. 24 saat içerisinde geçiş işlemiyle ilgili bir mesaj alacağım belirtilmesine rağmen sonraki 2 gün içerisinde hiç bir mesaj almadım. Tekrar müşteri hizmetlerini 24.06.2012 tarihinde saat 20.49'da aradığımda daha önceki aramamda hiç bir işlemin yapılmadığını öğrendim. Tam bir sahtekarlık, aymazlık, dolandırıcılık.

Avea'yı şikayet edeceğim. Tüketici sorunları hakem heyetine başvuracağım. Belki sonuç alamam ama artık Avea'da kalamam. Numara iptali yapacaklar için yaklaşık 8,5 TL faturaya yansıtıyorlarmış.    Numaramı kesinlikle taşıyacağım. Bu kadar kalitesiz hizmet veren bir GSM şirketi olamaz. Ben yandım, siz yanmayın.

Kadir Y.

Yeni Eğitim Sisteminde Yeni Bir Ders: Zeka Oyunları Dersi

“Zeka Oyunları Dersi” Nedir? Nasıl İşlenmeli?

2012-2013 eğitim döneminde hayata geçecek olan yeni sisteme göre zeka oyunları dersi okullarda işlenmeye başlayacak. Böyle bir dersin MEB müfredatına girmesini çok olumlu buluyorum. Yeni sistemde en çok dikkat çekilmesi gereken derslerden birisi Zeka ve Akıl Oyunları Dersi. Peki, sisteme seçmeli olarak konulan dersi kimler, hangi materyallerle, nasıl işleyecek?

“Zeka ve akıl oyunu olarak neleri sayabilirsiniz?” şeklindeki bir soruya velilerin çok büyük bir bölümü; Lego, puzzle ve satranç olarak cevap verecektir. Halbuki bizzat üniversitelerde akademisyenler tarafından geliştirilmiş, beynin belli bölgelerini çalıştırmaya yönelik zeka ve akıl oyunları mevcuttur. Batıda pek çok ülkede de zeka oyunları ve düşünme becerileri dersleri yıllardır işlenmektedir.  


Zeka oyunlarıyla yapılan ders, aynı zamanda oyun faaliyetlerini de içerdiğinden, öğrencinin en sağlıklı şekilde gözlemlenebileceği ve tanınabileceği bir imkan oluşacaktır. Öğrencilerdeki paylaşma, merhamet, centilmenlik, kurallara uyma, mantık yürütebilme, yenilgiyi kabullenebilme, motivasyon,  problem çözme becerileri gibi pek çok özelliği, dikkatli bakışlarla öğretmenler tarafından fark edilebilecektir. 

Zeka ve akıl oyunları çalışmalarının çocukların zeka seviyelerinde artışa sebep olduğuna dair araştırmalar da mevcuttur. Bunlardan en çok dikkat çekeni; Berkeley Üniversitesinde Dr. Silvia Bunge tarafından yapılanıdır. Araştırmaya göre; 8 hafta süresince, haftada iki kez 1 saat 15 dakika zeka oyunları ile çalışma yapılan çocuklarda en az 13 IQ puanı artış gözlendi. Bu neredeyse normal zeka seviyesindeki bir çocuğun parlak zeka, parlak zeka seviyesindeki bir çocuğun ise üstün zeka seviyesine çıkabilmesi anlamına geliyordu.

Zeka oyunları dersi ile çocukların derslerinde ve sınavlarında başarılı olabilmeleri için çok önemli gördüğümüz özel gelişim alanlarını:  Uzaysal algılama - mantık yürütme – konsantrasyon – eşleştirme - hafızada tutma - hızlı düşünme – savunma – simetri - sistemli ve doğaçlama gelişen sorunlara karşı çözüm üretme - taktik geliştirme - kısa ve uzun vadeli strateji üretme – tahmin - dikkat toplama - şekil tanıma - soyut düşünce - direnme hayal gücü – karar verme olarak sıralayabiliriz.

Zeka oyunları dersi ayrıca öğrencilerin akranlarıyla beraber vakit geçirmelerine, sosyalleşmelerine, enerjilerini ekran başından ziyade arkadaşlarıyla sosyal ortamlarda geçirmesine de imkan tanıyacaktır.

Dersin işlenmesinde dikkat edilmesi gereken hususları şu şekilde sıralayabiliriz:

1- Dersin amacına uygun işlenebilmesi için ortamın, dersin ruhuna uygun tasarlanmasında fayda vardır. Okullarda oluşturulacak Zeka Oyunları Atölyelerinde öğrenciler, dönüşümlü olarak etkinliklere katılabilir. TÜZDER’in (Tüm Üstün Zekalılar Derneği) işbirliği yaptığı kurumlardan olan Sarıyerdeki Boğazhisar İlköğretim Okulunun Türkiye’deki ilk ve tek Zeka Atölyesini kurması diğer kurumların da takip etmesi gereken ve bu dersle doğrudan ilişkili olan özel bir çalışma. Nasıl ki müzik çalışmaları, müzik atölyelerinde, görsel sanatlar dersi sanat atölyelerinde, beden eğitimi dersleri spor salonlarında verimli işlenebiliyorsa zeka oyunları dersi de en verimli şekilde zeka oyunları atölyelerinde işlenebilir. Bu konuda TÜZDER, kurumlara rehberlik yapma ve destekleme konusunda her türlü çalışmayı yürütmektedir.

2- Zeka oyunları dersinde kullanılacak materyallerin özenle seçilmesi gerekmektedir. Bu konuda bilimsel bir yaklaşım sergilenmezse, zeka oyunları dersinin bahçe oyunları, bilmece bulmaca çözmeden öteye gidemeyeceği aşikardır. Dersin işlenmesinde üniversitelerdeki akademisyenler tarafından geliştirilmiş özel materyaller kullanıldığı takdirde ders, amacına uygun işlenebilir. Maalesef ki ülkemizde zeka ve akıl oyunları konusunda ne velilerimizde ne de eğitimcilerimizde bir kültür oluşabilmiş değildir. Zeka ve akıl oyunlarını temin etme konusunda da sıkıntı yaşanmaktadır. Bu konuda da TÜZDER eğitimcilere ve velilere her türlü desteği sağlamaya hazırdır.

3- Zeka oyunları dersindeki materyalleri kullanacak öğretmenlerin, zeka geliştirme ve zeka-akıl oyunu materyallerini kullanma konusunda uzman olmaları gerekmektedir. Müfredata böyle bir dersi koymak ya da materyalleri temin etmek, dersin amacına uygun işlenebilmesi için yeterli olmayacaktır. Zeka oyunları dersinde kullanılabilecek 200’e yakın materyalin hangi zaman dilimlerinde ne kadar süreyle hangi amaçlarla ve ne şekilde kullanılacağı konusunda öğretmenlerin eğitilmesi zaruridir. TÜZDER önümüzdeki günlerde de, gelecek başvurulara göre “Zeka ve Akıl Oyunları Eğitmeni” yetiştirme amacıyla çalışmalarını yürütecektir. Sertifikalı bu eğitimlerin sonucunda öğretmenlerimiz zeka ve akıl oyunları konusunda uzmanlaşacak ve öğrencilerin dersten en üst düzeyde istifade edebilmesi konusunda profesyonel çalışma yürütebilecektir.

Zeka Oyunları dersinin uzun vadede çocukların diğer derslerine de olumlu manada ciddi katkıları olacağını düşünüyorum. İyi planlandığı ve okullarımızda sağlıklı şekilde işlenebildiği takdirde bu ders sayesinde öğrencilerimizin, bilgisayar ve televizyon bağımlılığı probleminin de azalacağına gönülden inanıyorum. Bu nasıl mı olur? Kısmetse diğer yazıda…

Mehmet Hilmi EREN
TÜZDER Yönetim Kurulu Başkanı
m.eren@tuzder.org

23 Haziran 2012 Cumartesi

Samsung Galaxy S3 Özellikleri


Akıllı Bekleme
Siz uyuyana kadar bekler. Siz telefona baktığınız sürece, ekranı parlak kalır.

Direkt Arama
Ne zaman konuşmak istediğinizi bilir. Mesaj yazarken konuşmak istediğinizde tek yapmanız gereken telefonu kulağınıza götürmek; telefonunuz arkadaşınızı otomatik olarak arar.

Akıllı Uyarı
Telefondan uzakta olduğunuzu bilir. Titreşimli uyarı, cevapsız çağrılar veya mesajlar olduğunu bildirir.

Sosyal Etiketleme
Sevdiklerinizi takip eder. Arkadaşlarınızın fotoğraflarına baktığınızda, güncel SNS durumlarını görebilirsiniz.

S Voice
Sözlerinize tepki verir. Ona uyanmasını, cevap vermesini ve hatta fotoğraf çekmesini söyleyebilirsiniz.

S Beam
Siz ne isterseniz onu paylaşır. İki Samsung GALAXY S III'ü birbirine yaklaştırarak fotoğraf, müzik, video ve daha fazlasını paylaşabilirsiniz.



AllShare Cast
Sizinle birlikte oyun oynar. Fotoğraflarınızı, videolarınızı ve hatta oyununuzu büyük ekrana ışınlayın ve telefonunuzu kumanda olarak kullanın.

Arkadaş Fotoğraf Paylaşımı
Herkesle anında paylaşmanızı sağlar. Telefonunuz arkadaşlarınızın yüzünü algıladığında, onlarla anında fotoğraf paylaşmanızı sağlar.

AllShare Play
Herkesle paylaşmanızı sağlar. Başka bir yerde çalışırken, belgelerinize ve multimedya dosyalarınıza erişebilirsiniz.

Tasarım
Doğadan ilham alındı. Samsung GALAXY S III’ün minimal ve organik tasarımı, cihazın yumuşak ve yuvarlak
hatlarında kendisini gösterir. İnsanı temel alan doğal yapısı, ergonomik ve konforlu bir deneyimle, daha gelişmiş kullanım olanağı sağlar.

Pop up play
Aynı anda iki şey yapmanızı sağlar. E-posta veya kısa mesaj gönderirken HD video izleyebilirsiniz.

En iyi fotoğraf
Sizin en iyi yanınızı görür. Otomatik olarak 8 fotoğraflık seri çekim yapar ve aralarından en iyisini seçer.

4.8 HD Super AMOLED
Gerçek görüntü: Ultra hızlı tepki süresine sahip olan ve gerçek mükemmel renkler sunan 4,8 inçlik yüksek çözünürlüklü ekran.

Öğrenimini donduran öğrenci senetlerini geri aldı


Ankara 5. Tüketici Mahkemesi, zorunlu nedenlerle öğrenimini donduran ve bu nedenle yurttan ayrılan öğrencinin yurda verdiği kalan aylara ilişkin senetlerin iptalini kararlaştırdı.



Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Didim Meslek Yüksekokulu'nu kazanan Aykut Özkul, Ankara'dan Aydın'a giderek, 1 Ekim 2011'de özel bir yurda kaydını yaptırdı. Özkul, öğrenim yılı için 4 bin 500 liralık yurt ücretinin 500 lirasını kayıt sırasında peşin ödedi. Kalan 4 bin lira için ise her biri 500 liralık 8 adet senet verdi.

Ancak ailesinin ekonomik sıkıntıları nedeniyle bir ay sonra okul kaydını donduran Özkul, yurt yönetimiyle görüşerek sözleşmenin feshedilmesini ve kalan senetlerin iadesini talep etti.

Özkul, yurdun sözleşmeyi feshetmemesi ve senetleri geri vermemesi üzerine Avukat Aykut Özdemir aracılığıyla tüketici mahkemesinde dava açtı.

Avukat Özdemir, dava dilekçesinde, müvekkili ile yurt arasındaki sözleşmenin feshini ve 8 senedin iptalini istedi.

Dava, Ankara 5. Tüketici Mahkemesi'nde karara bağlandı. Mahkeme, yargılama sonunda, öğrenci Özkul ile özel öğrenci yurdu arasındaki sözleşmenin feshine ve 8 senedin iptaline karar verdi.

Mahkeme, kararın gerekçesini gelecek günlerde açıklayacak.

Yurdun, karara karşı Yargıtay'da itiraz hakkı bulunuyor.

Kredi kartı kullananlara bir ek ücret daha


Bankalar, tüketiciden para toplamada sınır tanımıyor. Kredi kart borcunu telefon ya da mesajla bildirmek 5 lira oldu.

Bankaların müşterilerinden çeşitli adlar altında aldıkları paralarda yeni yöntemler ortaya çıkıyor.

Takvim'in haberine göre, kredi kartı aidatı ve hesap işletim ücreti ile başlayan para toplama işi artık atılan her SMS'e kadar uzadı.

Bazı bankaların uygulamaya koyduğu ve kredi kartı borçlarını bildiren "sesli ya da mesajla bildirim sistemi" için tüketiciden arama başına 5 lira ücret alınıyor.



Türkiye'de 50 milyonun üzerinde kredi kartı olduğu düşünüldüğünde bankaların talep ettiği miktar büyük rakamlara ulaşıyor.

Dava açılabilir

Tüketicinin isteği dışında gönderilen SMS, mail, mektup gibi bildirilerden de 5'er liradan başlayan ücretler talep ediliyor.

Bankalar bu ücretleri hesap özetlerine yansıtmaya başlayınca, itiraz eden tüketicilere de, "Yaptığımız yasal ve sözleşmeye uygun" cevabı veriliyor.

Bankalar, "Sözleşmeye yazılmak kaydıyla ücret talep edilebilir" savunmasını yaparken, uzmanlar tek taraflı ve tüketici ile müzakere edilmeden konulan maddelerin "haksız şart" olarak kabul edildiğini belirtiyor.

Bu şekilde gerek yerel mahkemelerde gerekse Yargıtay'da birçok dosyanın tek taraflı sözleşme yüzünden tüketici lehine sonuçlandığını söyleyen uzmanlar, "Vatandaşlar bu tür ücret kesintileri için bankalara itiraz etmeliler. Eğer itirazlarından bir sonuç alamazlarsa bağlı bulundukları kaymakamlıklardaki Tüketici Hakem Heyetleri'ne başvurmalılar" tavsiyesinde bulunuyor.

Kaynak: CNN Türk

Microsoft'un tableti Surface


Microsoft'un beklenen tabletleri açıklandı. Microsoft, Surface adıyla iki farklı Windows 8 kullanan tablet modelini tanıttı. Şimdiden iPad katili olarak anılmaya başlandılar.

Microsoft geçtiğimiz hafta yaptığı duyuruyla 18 Haziran'da bir etkinlik düzenleyeceğini açıklamış fakat ne ile ilgili olduğunu belirtmemişti. Gizli bilgilerle dolu etkinlik ile ilgili birbirinden çok iddia vardı, ancak son saatlerde ortaya çıkan Xbox Surface iddiası, farklı bir şekilde de olsa doğru çıktı. Microsoft, Amerika'ya göre dün, Türkiye saati ile de gece 3 civarında başlattığı etkinliğinde yeni Windows 8'li tabletlerini tanıttı.

Öncelikle yeni tabletlerin isminin Surface olarak geçtiğini belirtelim. Daha önceden Microsoft'un aynı isimle dokunmatik panelli masa tarzında bir ürünü bulunuyordu. Ancak görünüşe göre artık isim daha genel bir hal alarak Windows 8'li tabletlere konulmuş.




Biri tablet, diğer dokunmatik PC
Microsoft Surface adında 2 adet tablet bulunuyor. Bu tabletlerden biri Windows RT, diğeri ise Windows 8 Pro kullanıyor. RT olan ARM tabanlı olarak hazırlanan tablet ve Windows 8'in sadece tablet versiyonunu kullanıyor. Windows 8 Pro işletim sistemini kullanan modelin ise normal bilgisayarlardan hiçbir farkı yok. Tek farkı tablet şeklinde tasarlanmış olması.

İki tablet modeli de 10.6 inç ekrana  sahip. Windows RT modeli olan 9.3 mm inceliğe, 676 gr ağırlığa sahip. 31.5 W-h pil kullanan modelde MicroSD, USB 2.0, Micro HD Video arabirimleri bulunuyor. Tam boyutta USB 2.0 kullandığı için kalınlığının da en az USB portu kadar olabileceğini belirtelim. Depolama birimi olaraksa 32 ve 64 GB'lık iki farklı model olarak piyasaya sunulacak.


Windows 8 Pro'lu model
Gelelim PC'nin özelliklerine sahip olan, daha doğrusu PC'de yapabileceğimiz işleri tam anlamıyla yapabileceğimiz Windows 8 Pro işletim sistemli modele. Yukarıda da belirttiğimiz gibi 10.6 inç ClearType HD ekrana sahip. Bu ekran HD isimle anılsa da aslında HD kelimesinin anlamını tam aktaramıyor. Çünkü ekranın çözünürlüğü 1366x768. iPad 3'ün 9.6 inç ekran için çözünürlüğü 2048x1536 olduğu için HD filmleri rahatlıkla verebiliyordu. Ancak ClearType HD yazsa da aslında Windows 8 tabletler HD Ready çözünürlüğünde görüntü sunabilecek.

Windows 8 Pro'lu model diğerine göre daha kalın ve ağır. 13.5 mm kalınlığıyla diğer modelden 4.2 mm daha kalın. 903 gram ağırlığıyla da yine diğer modelden 228 gram daha ağır. Ancak kalın ve ağır olmasındaki sebep biraz da daha fazla güç tüketeceği için 42 W-h gibi daha yüksek pilinin bulunması. Ayrıca microSDXC, USB 3.0, Mini DisplayPort gibi bağlantı arabirimleriyle de daha profesyonel bir görüntü veriyor. 64 GB ve 128 GB olmak üzere de iki farklı depolama boyutuyla piyasaya çıkacak.

Kaynak: shiftdelete

İnterneti paylaşırken dikkat!


Yüksek hızda bağlantı imkanı sunan fiber interneti etrafınızdaki kişilerle paylaşmayı düşünüyorsanız, bir kere daha düşünmenizde fayda var. Bazı internet servis sağlayıcılarının 1000 Megabit'e kadar sunduğu fiber internet seçenekleriyle beraber yüksek hızda bağlantıyı yasal olmayan bir şekilde başkalarıyla paylaşmak, hiç beklemediğiniz sıkıntıları doğurabilir. Daha önceleri kablo ile yapılan paylaşımlar, kablosuz internet dağıtıcılarının gelişmesiyle beraber, Wi-Fi üzerinden tercih ediliyor. Söz konusu yasal olmayan paylaşımlar, bazen bilinçli olarak yapılırken bazen de güvenlik bilgisi yeterli olmayan abonelerin modemlerine şifre koymamasıyla ya da çok kolay tahmin edilecek şifreler koyulmasıyla gerçekleşiyor.



Suça ortak olabilirsiniz
Bu paylaşımlar, internet üzerinden işlenen suçlarla ilgili olarak aboneyi zor duruma düşürebiliyor. İnternetin paylaşıldığı kişilerin işlediği suçlar, bu imkanı sunan abone üzerinden gerçekleşmiş gibi görünebiliyor.
Gerçeklerin ortaya çıkması ise sayısı hızla artan bilişim hukuku uzmanlarına rağmen uzun sürebiliyor. Turkcell Superonline yetkilileri, bu konuda internet kullanıcılarının bilinçli olması için bazı çalışmalar yürütüyor.
Firma, fiber internet ilk sunulduğunda bir modem üzerinden sadece 5 cihazın bağlantı verirken, aradan geçen süre içinde ev ve iş yerlerinde daha fazla cihazın internete bağlanması ve gelen taleplerin değerlendirilmesiyle beraber bu sayıyı 30'a çıkarmış durumda.

En fazla aynı anda 30 kullanıcı
Öyle ki, evde sadece bilgisayarlar değil, tabletler, akıllı telefonlar hatta TV'ler bile kablosuz internet üzerinden veri transferi yapıyor. Bu artışla beraber modem başına en fazla 30 kullanıcının aynı anda internete bağlanabiliyor olması makul gibi görünüyor.
Yüksek hızda internetin bu imkanlarından faydalanırken yasal olmayan paylaşımlar nedeniyle başınızın ağrımasını istemiyorsanız, aboneliğinizi başkalarıyla paylaşmamanızı ve modem güvenliğinizi sağlamanızı tavsiye ediyoruz.
Gerekirse, modem şifrenizi 3 ayda bir değiştirmelisiniz.

Tek şifreyle sanal alışveriş başlıyor


'Express' adı verilen uygulama, sisteme üye internet sitelerinde tek bir şifre ile alışveriş olanağı sağlayacak.

Bankalararası Kart Merkezi (BKM), elektronik ticareti (e-ticaret ) güvenli şekilde geliştirme iddiasını taşıyan bir sistem kurduğunu açıkladı.



'Dünyada bir ilk'

Bu amaçla, dün iş ortaklarıyla birlikte basın toplantısı düzenleyen Genel Müdür Soner Canko, Ekspres adı verilen sistemin hem 'dünyada bir ilk' olduğunu hem e-ticareti 'patlatacağını' söyledi. Djital cüzdanın önemli bir aşaması olan sistem, banka ve kredi kartı kullanıcılarının 'bkmexpress.com.tr' sitesine ücretsiz üye olmaları ve belli bilgilerle kendilerini tanımlamaları temeline dayanıyor. Bu tanımlamadan sonra kullanıcıların her alışveriş sitesi için ayrı ayrı kart bilgisi ve numarası bildirmesine gerek kalmayacak.

'Sorumluluk bizde'

Halen sistemde kart pazarının yüzde 90'ına sahip 9 banka ve Türkiye'nin önde gelen 21 sanal alışveriş sitesi bulunuyor. Genel Müdür Canko, sistemin tüm bankalara ve sanal POS sistemi olan şirketlere açık olduğunu söyledi.

Sistemle ilgili hukuki sorumluluğun BKM'de olacağını da belirten Canko, kullanıcılarından sınırlı özlük ve kart bilgisi alacaklarını, bu açıdan da uygulamanın çok güvenli olacağını açıkladı.

Para gönderme imkanı da olacak

BKM ekibinin bu proje için büyük çaba harcadığını belirten Soner Canko, yılın sonuna doğru sistemin para gönderme işlevinin de olacağını açıkladı. Zamanla sisteme mobil uygulama ve temassız ödeme de eklenecek.

Kaynak: Bugün Gazetesi

22 Haziran 2012 Cuma

Horoz Nakliyat şikayeti


Yaklaşık 1 ay önce İstanbul'dan ikinci el koşu bandı aldım. Karşı taraf Horoz Nakliyat sigortalı olarak gönderiyor diye bu kargoyla anlaşıp bana gönderdi. Bu firmanın Horoz Lojistik ve Kargo firması ile bir ilgisi yok. Sadece isim benzerliği var. Horoz Nakliyat sadece evden eve taşımacılık yapan bir kargo şirketi. Aldığım koşu bandının cumartesi bana ulaşacağı söylenmişti ancak pazar akşamı elime geçti. Firma adını evden eve nakliyat koymuş ama İstanbul'dan Malatya il sınırına kadar getirdiler. Oradan getiren firmanın şöförü bize bir kamyonet buldu, o eve getirdi. Kamyonet sadece koşu bandını evin önüne getirdi ve elini bile sürmedi. Ayrıca 50 TL para aldı. Koşu bandı da 103 kg olunca biz içeriye kadar zorlanarak taşıdık.

Ürünün yanında yağı ve garanti belgesi gönderilmişti. Onları getirmediler. Koşu bandının sahibini aradım, firmayı aradım ama firma yetkililerinin "tamam bulucaz, size haber vericez" demesine rağmen aramadılar.
2 gün sonra aradım adam telefonda beni bir azarladı ki telefonu açtığıma pişman etti. Bu firmayla kesinlikle alışveriş yapmayın. Ben yandım, siz yanmayın.


Şunu da belirtmek isterimki benim bahsettiğim firma: http://www.horozlarnakliyat.com/
Benzer isimde birçok firma var yanlış anlaşılsın istemem.

Hakan Koyunoğlu

Akmerkez Kipling şikayeti


12/6/2012 Salı akşamı kardeşime doğum günü hediyesi olarak İstanbul Akmerkez Kipling’den (Meb Deri Eşya San. ve Tic. A.Ş.) 179 TL’ye Birkenstock terlik satın aldım. Ertesi gün kardeşime hediyeyi vermeye gittiğimde kardeşimin de bir gün önce aynı marka terlikten (Birkenstock) kendisine satın aldığını öğrendim. Ondan sonraki hafta şehir dışında olduğum için iade etmeye mağazaya 21/6/2012 günü gittim. Ürünü iade edip parasını geri almak istediğimi söyledim, fakat değiştirme dışında iade yapmayacaklarını söylediler. Ertesi gün merkezi aradığımda da aynı cevabı aldım. Kardeşime ihtiyacı olan bir hediye almak istiyorum ve o mağazadan almak istediğim başka bir şey yok. Tüketici olarak kutusunu bile açmadığım bir ürünü 1 hafta içerisinde iade etmek benim en doğal hakkım. Paramın iade edilmesinin reddedilmesinden şikayetçiyim.

Pınar Kuyucu


21 Haziran 2012 Perşembe

Dermojin yasaklandı


Sağlık Bakanlığı, 'dermojin' adlı saç beyazlık giderici ürünün bileşiminde kurşun tespit edildiğini belirterek satışın yasaklanmasına karar verdi. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’dan yapılan açıklamada, Saç beyazlığına karşı kullanılan ’Dermojin Saç Renklendirici Gray Hair’ adlı ürünün yapılan analiz sonucunda, bileşiminde sağlığa zararlı olan kurşun bulunduğu belirtilerek " Bu nedenle söz konusu ürün hakkında geri çekme ve piyasaya arzının yasaklanması işlemleri başlatılmıştır." denildi. 

Açıklamada saçlardaki beyazlığın giderilmesi için üretilen kozmetiklerin büyük çoğunluğunun bileşiminde kurşun  asetat kullanıldığı belirtilerek "Bu ürün almamaları ve ürünleri temin ederken ambalaj üzerindeki içerik bilgilerine dikkat etmeleri" uyarılarında bulundu.




Sağlık Bakanlığı'na bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'dan yaplan açıklamada, Dermojin Sağlıklı Yaşam Merkezi tarafından üretilen ve saç beyazlığına karşı kullanılan 'Dermojin Saç Renklendirici Gray Hair' adlı ürünün yapılan analiz sonucunda, bileşiminde sağlığa zararlı olan kurşun bulunduğu belirtilerek şöyle denildi:

''Dermojin Saç Renklendirici Gray Hair adlı ürün için yapılan analiz sonucunda, bileşiminde Kozmetik Yönetmeliği'nin Kozmetik Ürünlerin İçermemesi Gereken Maddeler Listesi Ek II'nin 289 uncu sırasında yer alan ve sağlığa zararlı bir madde olan 'kurşun' tespit edilmiştir. Bu nedenle 5324 sayılı Kozmetik Kanunu'nun 6 ıncı maddesi gereğince söz konusu ürün hakkında geri çekme ve piyasaya arzının yasaklanması işlemleri başlatılmıştır.

BU TİP ÜRÜNLERDE KURŞUN ASETAT KULLANILIYOR

Açıklamada, saçlardaki beyazlığın giderilmesi için üretilen kozmetiklerin büyük çoğunluğunun bileşiminde kurşun asetat kullanıldığı belirtilerek şu uyarılar yapıldı:

''Piyasada gerek internet üzerinden gerekse diğer doğrudan satış yollarıyla tüketicilere ulaştırılan saç beyazlık giderici ürünler bulunmaktadır. Bu ürünler etkilerini genellikle içerdikleri 'Kurşun Asetat' maddesi ile göstermekte olup, 2009 yılı itibariyle Avrupa Birliği ülkeleri ve ülkemizde 'Kurşun' bileşiklerinin (kurşun asetat/ lead acetate) kozmetik ürünlerde kullanımı, maddenin sağlığa zararlı olması sebebiyle yasaklanmıştır. Saç beyazlık giderici ürünleri kullanan tüketicilerin faturasız ürün almamaları, faturalarını olası problemlere karşı saklamaları, ürünleri temin ederken ambalaj üzerindeki içerik bilgilerine dikkat ederek ambalajında kurşun beyan edilen ürünleri satın almamaları gerekir. Kurşun ve kurşun bileşiklerini içeren ürünler hakkındaki şikayetler kurumumuza bildirilebilir.''

HTC Sensation telefon ekranına toz giriyor



11 mayısta Vatan Bilgisayardan HTC Sensation marka cep telefonu aldım. 10 gün sonra telefonun ekranına toz girdiği için servise götürdüm. Servis telefonun bataryasının orjinal olmadığını söyledi! Vatan bilgisayar sattığı malın arkasında durmayıp hiç muhatap olmadı. Servisle uzun uğraşlar sonunda değişimi kabul ettiler. Yaklaşık 1 ay sonra yeni telefon gönderdiler. Fakat gönderdikleri sıfır telefonun da ekranında toz vardı. Ben de telefonu kabul etmedim. Şimdi tekrar günlerce bekletecekler. Hakem heyetine versem en az 1-2 ay da onlar bekletecek. O kadar para verip telefonu kullanmadan mağdur ediliyorum. Yok mu bunlara dur diyecek kimse. Ücret iadesi istiyorum. Ayrıca ilgililerin ceza almalarını istiyorum. Ne yapmam gerekiyor?

Yardımcı olursanız sevinirim. Teşekkürler.

Mesut ÇAKIR


Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilânlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir. Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Bu çerçevede ücret iadesi elbette isteyebilirsiniz. Talebinize olumlu yanıt alamazsanız en sağlıklı çözüm tüketici sorunları hakem heyetine başvurmaktır.

20 Haziran 2012 Çarşamba

Trump Towers'ta güvenlik sorunu



Arabasını Trump Towers valesine bırakıyorum zannedenler, araçlarını Kuştepe tinercilerinden almaya ve ölümden kıl payı kurtulmaya hazır olsunlar!

Trumps Towers'ta başlayan ve Şişli Etfal'de biten kabus bir geceyi paylaşmak istiyorum. Benzerlerinin yaşanmaması için lütfen sonuna kadar okuyunuz ve arkadaşlarınızla paylaşınız. Bir gün sizin de başınıza gelebilir.



Oğlum ve yeğenimle sinema keyfi yapmaya karar verdiğimiz geçen Cumartesi gecesi, film izlemeye Trump Towers'a gittik. Binanın parking alanına tam girecekken bir görevli bizi durdurdu ve aracımızı valeye bırakmamızı, bizim için daha kolay olacağını söyledi. 'Peki' dedik, valeye bıraktık ve film keyifle başladı, ancak korku filmlerinde olabilecek şekilde sonlandı.

Film sonrası, ben küçük bir alışveriş kaçamağı yapmak için biraz daha binada oyalanırken, oğlum ve yeğenim valeye gelip aracımın getirilmesi için bileti görevlilere teslim etmek istemişlerdi.İlk şok buradaydı. Arabayı getirip bize teslim edeceklerine 'Anahtarınız burada, aracınız karşıda, gidin kendiniz alın.' dediler.Trump Towers'a ait özel bir alanda park edileceğini düşündüğümüz araç, binanın önünde İşpark'a bırakılmış-ki lokasyon güvenliği sebebiyle aracımı Trump Towers dışında bir yere bırakmak isteyeceğim son şey olurdu-. Çocuklar her ne kadar olayı tuhaf bulsalar da ben gelene kadar arabayı almak için park edildiği yere gitmişler. Ancak ne görsünler, arabanın üzerinde bir grup genç oturmuş tiner partisi yapıyor. Trump Towers'ın valesi ve güvenliği de bizim onlara emanet ettiğimiz arabanın uzerinde Kuştepe tinercilerinin oturduğunu gördükleri halde, o kadar süre boyunca hiç ses çıkarmıyorlar.

Ben binadan çıkarken karşılaştığım manzara ise en korkuncu idi. Ne Trump Towers valesi ne de güvenlikten yardım alamayan, savunmasız kalan oğlum ve yeğenim, çocukları arabanın üstünden inmeye ikna edemediği gibi, ekstra artan sayılarıyla kabadayılanan tinercilerin karşısında onları rahatsız ettikleri gerekçesiyle 'suçlu' ilan ediliyorlar ve saldırıya uğruyorlar. Feci bir şekilde kendilerinden 6 kat daha fazla sayıda tinerci tarafından dövülüyorlar.
Ben de hemen polis çağırmaya yeltenince, durumdaki sorumlulukları sebebiyle aslında mahcup ve yardımcı olmaları gerektiği halde Trump Towers'in güvenliği ve valesi bizi oradan uzaklaştırmaya çalışıyor, 'Orası Trump Towers'in mülkiyeti değil, İspark alanı, zaten araçta hasar yok, büyütmeyin'. diyorlar.
'Oraya arabamı siz koydunuz, ben koymadım ayrıca arabam önemli değil, oğlum ve yeğenim dövüldü, ya tinercilerden birisi bıçak çekseydi (daha sonra bıçaklanan birisini Şişli etfalde gördük)bina olarak ne malımın ne de canımın güvenliğini sağladınız' dediğimde de bir kabadayılık da bana yapıyorlar.
Sonra ne mi oldu, sabaha kadar Şişli Etfal'de tedavi, karakol, tutanaklar ve kabus dolu bir gece.
Lütfen Trump Towers'a gitmeden önce bir kez, aracınızı güvenlik ya da valeye teslim etmeden önce iki kez düşünün! Maalesef bir mekanın adını Trump Towers koyabilirsin ama bunu tinercilerin ortasına yaparsan ve yönetim olarak da aynı zihniyette adamları işbaşına koyarsan sonuç bu.
Sesimizi duyurmamıza destek olun ve lütfen bu yazıyı paylaşın.

Fatma Meydaner

17 Haziran 2012 Pazar

Pazarland.com (birmarket.com) şikayeti

Pazarland.com internet alışveriş sitesinden 20 Nisan 2012 tarihinde 2500 TL değerinde bilgisayar oem ürünleri alan Ali Kemal Aydın ürünlerin hala gönderilmemiş olmasından şikayetçi. Birmarket Bilişim Hizmetleri Mağazacılık ve Tic. A.Ş. ünvanı ile hizmet veren firmanın sitesindeki müşteri hizmetleri bölümünde "Siparişini verdiğiniz ve ödemesini yaptığınız ürünler en geç 3 iş günü içinde kargoya teslim edilecektir." ifadesi yer almasına rağmen, firmanın gerekli ciddiyet ve hassasiyeti göstermemesinden dolayı müşterisini oldukça rahatsız etmiş. 23 Mayıs itibari ile ürünlerinin ancak bir bölümüne ulaşan Ali Kemal Aydın firmanın stoklarında olmayan ürünleri satıp, daha sonra tedarik sürecini beklemek zorunda bırakmasından dolayı Pazarland.com alışveriş sitesini şikayet ederken bizlerin de güvenilir sitelerinden alışveriş yapmamız ve alışveriş yaparken dikkatli olmamız noktasında bir uyarıda bulunuyor.

17.06.2012 tarihli Hürriyet arşivinde bir haber gözümüze çarptı. Pazarland.com şikayetleriyle ilgili bu haberi Ali Dağlar yapmış. Haberde teslim edilemeyen ürünler için aradan aylar geçmesine rağmen para iadesi yapılamadığı için pazarland.com Anadolu yakasındaki merkezini kapattığı belirtiliyor.

Pazarland.com ise anasayfasında "...son dönemde kurucumuz ve genel müdürümüzün yaşadığı ciddi sağlık sorunları nedeniyle firmamızda idari sıkıntılar yaşanmaya başlandı ve maalesef siparişlerinizi tedarik etmede zorluklar yaşamaya başladık." şeklinde bir özür mesajı yayımlamış. Bu işin sonu nereye varır bilemiyoruz ama takipçisi olacağız.



17.06.2012 tarihli hurriyet.com.tr haberi:


İnternetten ucuza satış yaptı, ‘Allah bize, biz size’ mesajı atıp kaçtı

İnternet üzerinde parfümden klimaya, cep telefonundan bilgisayara, deodoranttan saate kadar binlerce farklı ürünü piyasa değerinin çok altında fiyatlarla satmayı vaat eden pazarland.com adlı alışveriş sitesi, 2 aydan bu yana topladığı siparişleri teslim etmediği gibi kredi kartlarından tahsil ettiği bedelleri de iade etme yoluna gitmiyor.


Oluşturduğu sanal mağaza üzerinden hâlâ sipariş almaya devam eden site, piyasa değeri 2 bin TL olan cep telefonlarını 1499 TL’ye, 250 TL’lik parfümleri 180 TL’ye, 1500 TL’lik televizyonları da 899 TL’ye pazarlıyordu.

Uzun süredir internet üzerinden kişisel bakım ürünleri, elektronik eşyalar, saat, gözlük ve aksesuarlar pazarlayan pazarland.com adlı sanal mağaza son iki aydır teslim etmediği gibi Anadolu Yakası’ndaki merkezini de kapattı. Site üzerinde değişiklik yaparak, içeriğini kişisel bakım ürünlerine dönüştürdü. Ürün teslim süresini en fazla 10 gün olarak duyuran site, aradan aylar geçmesine rağmen ürününü teslim etmediği gibi, para iade taleplerini de yanıtsız bırakıyor.

Gemi yolda kaldı mesajı

Ürün teslimi ve para iadesi yapmadığı müşterilerine “Gemi yolda kaldı”, “TIR devrildi”, “Malları su bastı”, “Allah bize, biz size” mesajları atıyor. Firmanın mağdur ettiği müşterilerden Selin Tüysüz, cazip fiyat vaadinden yararlanarak, 2 adet iPhone 4S cep telofonu siparişi verdiğini söylüyor. 2 telefon için kredi kartından 3 bin lira ödemede bulunan Tüysüz, “Bu site 18 Nisan’da bir kampanya başlattı, belli markalara ait bir çok üründe indirim yaptı ve siparişleri topladı. Aynı kampanya yoğun ilgi nedeniyle belli aralıklarla 4 kez tekrarlandı. Son gün 30 Nisan’dı. 200’den fazla kişi bu kampanyadan yararlandı. O günden bu yana verilen siparişlerin hiç biri gönderilmedi. Para iadesi de yapılmadı” dedi.

Şikayetlere göre önce ürün teslim süresi 10 iş gününden 20’ye çıktı, ardından oyalama taktikleri devreye girdi. Telefonlara ilk başlarda yanıt verildi. Sonra, o da kesildi. İstanbul’daki ana tedarikçi firmayla temasa geçen mağdurlar, firmadan herhangi bir sipariş almadıklarını öğrendi.


Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/20776591.asp

pazarland.com şikayetler artınca özür mesajı yayımladı


16 Haziran 2012 Cumartesi

Dershane seçerken dikkat edilmesi gerekenler



Sınav sistemleri ve buna bağlı olarak dershane modelleri sürekli değişiyor. Ancak velilerin bilinçli dershane seçimi için yanıt aramaları öğütlenen sorular hiç değişmiyor. Doğru dershane seçimi yapmak iyi bir lise ya da üniversitenin kapılarını açacak, iyi bir üniversite de daha iyi bir işin kazanılması için önayak olacak etmenlerden belki de en önemlisini teşkil etmektedir.

Okullar kapandı. Öğrenciler tatilde. Ama nerede olurlarsa olsunlar eğitim onları bırakmıyor. Tüm dershaneler reklam çalışmalarında. Erken kayıt avantajları sunmakta. Nereye baksak bir dershanenin reklamı. Her dershanenin bir birincisi var. Herkes en iyi kurumun kendisi olduğunu söylüyor. Öğrenciler ve veliler nasıl karar verecek? Çocuğumuzun eğitimine en iyi katkıyı sağlayacak dershaneyi nasıl seçeriz?




  1. Öğretim kadrosu, kalitesini geçmiş yıllardaki başarılarıyla kanıtlamış mı?
  2. Dershane bir kurum kültürüne sahip mi? Vizyon sahibi yönetici ve öğretmenler var mı?
  3. Tüm branşlarda yeterli sayıda öğretmen hizmet veriyor mu? Ders dışında öğrencilerin sorularına yanıt verebilecek, gerekirse eksiklerine yardımcı olacak öğretmenler bulunuyor mu?
  4. Dershane bir plan ve programa sahip mi? Eğitim yılı başlamadan deneme sınavlarının tarihleri belirlenmiş mi? Haftada uygulanacak ders ve etüt saatleri planlanmış mı? Plansız, programsız bir dershaneden kimse başarı beklemesin.
  5. Özellikle ilköğretim gruplarında Fen Bilgisi, Sosyal Bilgiler ve İlköğretim Matematik Öğretmenleri mevcut mu? Yoksa lise ve üniversite hazırlık gruplarındaki öğretmenlerin boş zamanları bu gruplarda mı değerlendiriliyor? Öğretmenin müfredata hakim olması ve yaş gruplarına hitap edebilecek özveriye sahip olması gerekir. Üniversite hazırlık gruplarına giren bir öğretmenin ilköğretim gruplarına aynı ilgi ile yaklaşması ve aynı anda ilköğretim müfredatına hakim olması beklenmez. Kısacası ilköğretim gruplarına yeterli özen gösteriliyor mu?
  6. Öğretim sistemi birkaç öğrencinin başarısı yerine tüm öğrencilerinin başarısını ön planda tutuyor mu?
  7. Gruplar oluşturulurken uygulanan sınav öğrencilerin bilgilerini ve algılama yeteneklerini ölçebiliyor mu?
  8. Homojen gruplar oluşturmak için yeterli sayıda öğrencisi var mı?
  9. Yıl içindeki başarılarına göre öğrenciler daha çok yararlanabilecekleri gruplara geçebiliyorlar mı?
  10. Öğrencilerin gelişimi, tüm derslerde izleniyor mu?
  11. Dershane ücretleri makul mu? Ödeme kolaylıkları sunuyorlar mı? Ciddi fiyat politikasına sahipler mi? Yoksa pazarlık gücüne göre mi ücret belirleniyor?
  12. Her öğrencinin farklı bir birey olduğu gözetilerek gereken değer veriliyor mu? Yoksa öğrenci sadece müşteri olarak mı görülüyor?
  13. Öğrencilerin dershane sınavlarında aldıkları puanlar ile SBS, YGS ve LYS'de aldıkları puanlar tutarlı mı? Yoksa dershane denemelerinde öğrencileri ve velileri mutlu etmek adına puanlar yükseltiliyor mu?
  14. Etüt saatleri öğrencilerin konuyu kendileri çalıştıktan sonra pekiştirmek amacıyla yararlanabilecekleri bir işleve sahip mi? Derslikler yeterli ve uygun mu? Öğrenciye uygulanan etüt saatleri yeterli sayıda mı? Etüt saatlerinde verimli çalışmalar yapılabiliyor mu?
  15. Devlet okulları dahi akıllı tahtalar ile donatılırken ücret ödeyerek hizmet almak istediğiniz dershane yeterli teknolojik donanıma sahip mi?
  16. Dershanenin özellikle de tuvalet ve lavabolarının temizlik ve hijyenine yeterli özen gösteriliyor mu?
  17. Öğrenci sınava hazırlanırken dersler dışında rehberlik hizmetleri ile destekleniyor mu? Öğrencilere verimli ders çalışma yöntemleri, sınav taktikleri veriliyor mu? Deneme sınavları sonrasında öğrencilerin başarı ve başarısızlıkları irdeleniyor mu? Başarısızlık nedenleri araştırılıp çözüm üretilebiliyor mu? Başarılı öğrenciler ödüllendirilerek, motivasyonlarını artırıcı çalışmalar yapılıyor mu?
  18. Veliler; karne, devamsızlık görüşmeleri, veli toplantılarının yanı sıra istediği zaman öğrenci hakkında bilgi alabiliyor mu? Sınav sonuçları ve devamsızlık bilgileri veliye mesaj atılıyor mu? Veli toplantıları düzenlenerek velileri bilgilendirici çalışmalar yapılıyor mu?
  19. Öğrencilere hizmet vermek amacıyla teknolojiden yararlanılıyor mu? Donanıma yatırım yapılıyor mu?
  20. Dershane yayınları özgün mü? Öğrencilerine sunduğu kaynakları dışarıdan satın almak yerine kendi kadrosuyla hazırlıyor mu? Yoksa piyasada ismi bile duyulmamış, milli eğitim müfredatına uymayan ucuz yayınlar mı veriliyor?
  21. Yeterli sayıda yeni kaynak öğrenciye ücretsiz sunuluyor mu?
  22. Öğrenciler meslek, bölüm ve üniversite tercihlerini yaparken dershaneden yardım görüyorlar mı?
  23. Sessiz bir ortamda ders çalışmak isteyen öğrencilere bu olanak sunuluyor mu?
  24. Çalışabilecekleri ve kaynaklardan yararlanabilecekleri bir kütüphane var mı?
  25. Dershane sigara ve kötü alışkanlıklar konusunda yeterince titiz mi? Öğretmenler bu anlamda rol model olabiliyorlar mı? Özellikle tuvaletler ve kantin dumansız hava sahası olarak korunabiliyor mu?

Dershane seçiminde nelere dikkat edilmelidir?

Kurucu ve kurum kültürü: Tercih edeceğiniz dershanenin kurumsallaşmış olması, ehil eğitimciler tarafından yönetilip yönetilmediği, kurum sahibinin kim olduğu, kadrosunun sürekli değişmemiş olması önemlidir. Kurum sahibi eğitim kökenli değilse, bu işi kimlere devrettiği ve bu kişilerin yetkinliği üzerinde durulmalıdır. Sene ortasında kapanan veya devredilen kurumlar olabiliyor. Başlangıçta gereksiz bir ayrıntı gibi görülen bu hususlar dönem içinde çok büyük sorunlar olarak karşınıza çıkacaktır. Değişen sınav sistemine çabuk adapte olabilen, değişik kaynaklar üretebilen, öğretme teknikleri geliştirebilen zümreye ve kurum kültürüne sahip dershaneler tercih edilmelidir.

Eğitim kadrosunun niteliği: Tercihinizi belirleyen önemli kriterlerden biri, belki de en önemlisi, öğretmenlerin niteliğidir. Dershanede görev alan öğretmenlerin, mesleğini benimsemiş, heyecanlı, dinamik, iletişimi güçlü ve fedakâr olması önemlidir. Mesai anlayışı ile çalışan öğretmenlerin öğrencinin taleplerini karşılaması pek mümkün gözükmüyor. Gerektiğinde öğrencinin evine ziyarete gidebilen, 24 saat hizmet anlayışı ile öğrenciye yaklaşan bir eğitim kadrosuna sahip bir dershane olmasına dikkat edilmelidir.

Doküman niteliği: Dershaneler yeterli miktarda doküman desteği sağlamalıdır. Tercih edeceğiniz dershane test, konu fasikülleri, deneme ve konu anlatımlı kitaplar vb. dokümanları yeterince sağlamıyorsa öğrencinin çalışması yeterince desteklenemiyor demektir.

Rehberlik sistemi: Bir dershanenin en önemli birimi rehberlik birimidir denilebilir. Dershanelerin okullardan ayrılan önemli bir özelliği öğrenciye gerekli bilgi ve becerileri sınav sisteminde etkin kullanabilme becerisini kazandırmaktır.

Dershane-veli diyaloğu: Okul aile işbirliğinin olmadığı bir eğitim anlayışının başarılı olması çok zordur.

Fiziksel koşullar: Fiziksel koşullar bir diğer önemli tercih sebebidir. Etkili öğrenmede ortamın etkisi çok büyüktür. Işık, ısı ve ses düzeyi öğrenmeyi önemli oranda etkiler.

Önceki dönem öğrencilerinin görüşleri: Veliler dershane tercihinde bulunurken önceki eğitim-öğretim döneminde o dershanenin öğrencileri ile görüşmelerinde fayda vardır.

Arkadaş etkisi: Öğrencinin dershaneyi tercihinde belki de en önemli neden arkadaş etkisidir. Öğrencinin başarılı arkadaşlarının gittiği dershaneye gitmesi faydalıdır. Böylece dershanenin okula özgü etüt programları ve ortak etkinlikler düzenlenmesi istenebilir ve öğrenci bunlara katılabilir.

Ölçme değerlendirme sistemi: Son olarak ele alacağımız husus dershanenin ölçme değerlendirme sistemidir. Veliler tercih yaparken bu önemli ayrıntıyı gözden kaçırmamalıdır. Öğrencinin çalışmasının sayısal göstergesi olan karneler ve başarı grafikleri çalışma performansını görme açısından önemlidir. Bu tür rehberlik çalışmaları profesyonel bir şekilde yürütülmelidir.

Sınava hazırlanma sürecinde dershaneden hizmet alan öğrenciler için bu kurumlardan en yüksek düzeyde yararlanma koşulları üzerinde durulmalıdır.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...